Feleğin bu yayı, düşürür şu dünyayı,
Mecnun neden çöllerde, arar ki Leyla’yı.
İnsan unutur mu Allah-u taelayı,
Neydi şeytana karşı, kulların savaşı.
Bak Âdem ve Havva da şeytana kandı,
Ey Hızır nice savaşların cengaveri,
Bu savaştada göster o kuvvet dengini.
Elbet biliriz kahpe düşmanın rengini.
Kul savaşta görür, Alim İlim bilgini.
Süleyman dünyada asandan büyük asa,
Yalanla şuçlamak, hakk yolu değil,
Fitne uykuda, dili bağlı değil.
İnsandaki iman kalp bağlı değil,
Kul kula değil, kul sen Allah'a eğil.
Tevhid der söz bir lailahe illah,
İnsanoğlu toplar, dünyalık mal akçesi,
Zengin olmaktır, kulların tek gerekçesi.
Arapça Osmanlının, kayıptır lehçesi,
Bu şiir bu sözler, Kul Zeki dilekçesi.
Kullarda Kalpte nifak, dillerinde yalan,
Hakk bilmez insan, küfrü edep bilir,
Küfrü edep bilende, kin belirir.
Ecel gelip çatınca, kul gerilir,
Kul Zeki konuştukça kul delirir.
İnsan edepsiz insanlar hayasız,
Aldanma her gülen, insan yüzüne,
İnsanla konuş, iyi bak gözüne.
Her yoldan çıkan kul, dönmez özüne,
Gel sen uy, bu Kul Zeki'nin sözüne.
Yemin olsun, dost, düşman el uzatır,
Ben cevap veririm, sen sor bana soruyu,
Ağacı yeşil sanar, kör görmez kuruyu.
Beyinsiz elinde, kaval sanmış boruyu
Kur adil mahkeme, görsün insan doğruyu.
Onlar haklı ise, ben sererim kilimi,
Müminler körü, körler müminü dağlayacak,
O kör imansızlığını, imana bağlayacak.
O pis kafirin başını, Alim kul salayacak,
Kuran seni ağlatanın, anası ağlayacak.
Güneş tersinden doğunca, tevbeler aflar biter,
Ey güzel peygamberim, biz ne günlere kaldık,
Sana hakaret eden piçi, adamdan saydık.
Ahrette yüzümüze tükürsen, bittik yandık,
Kuran sünneti unuttuk, hep kafire kandık.
Kafir ne çıkardıysa, bizlerde moda oldu,
Bir çobanın dört tane köpeği varmış. Kurt dört köpeğin içinde bir türlü kuzu kapamıyormuş. Kurt bir gün ne yerler ne içerler nereye giderler diye dört köpeği takip etmiş. Bakmış ki dört köpekte toprak kazıp kemik saklarmış. Kurt bu köpeklerin teker teker kemiklerini topraktan çıkarır kasabaya pazar kurar. Bu dört köpek acıkır kemikleri sakladıkları yere varırlar kemikleri bulamazlar. Aç ve yorgun bir şekilde kasabaya döner pazarın yoluna tutarlar. Bir bakarlar ki Kurt tezgahı açmış kemik satıyor. Dört köpek kurdun yanına gider sürünün lideri olan köpek kurda dört kemik karşılığında ne istersin demiş. Kurt demiş ki dört kemik karşılığında dört kuzu isterim. Köpeklerin derdi kemik kurdun derdi kuzu en sonunda anlaşmışlar dört kemiğe dört kuzu parazlığına varmışlar. Çoban uyurken kurt gelir dört kemiğe dört kuzuyu götürür. Erkek Kurt eve varır dişi kurt kuzuları görünce dört köpekten dört kuzuyu nasıl aldın der. Erkek Kurt gülümser ve der ki sen kuzuları içeriye al. KÖPEK OLANA KEMİK KURT OLANA KUZU YAKIŞIR DEMİŞ
ŞAİR YAZAR= ZEKİ GÜNAY




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!