Zanaatin Sırrı Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
5197

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Zanaatin Sırrı

Sabah vakti tezgahta dikişe uzandım,
İğnenin ucuyla kanlara bulandım,
Hatalı dikişlerden fazlaca utandım,
Kalfanın fırçasıyla köşede tıkandım.
*
Kumaşı yanlış ölçüp makasla kestim,
Rüzgarlı havada dükkanda estim,
İplikler kördüğümle tezgaha battı,
Şaşkınlık krizleri dertleri kattı.
*
Gömleğin paçası kısacık kaldı,
Müşteri öfkeyle kapıyı çaldı,
Ceketin yakası eğri dikildi,
Gariban kalbime dertler ekildi.
*
Patron sinirle masaya çattı,
Elindeki mezurayı köşeye attı,
Şaşkın bakışlarım ustayı delirtti,
Çırağın yeteneği iflas belirtti.
*
Ütünün fişini prizde unuttum,
Yanan gömlekleri elimde tuttum,
Dumanlar kapladı koca atölyeyi,
Mahvettim bütünüyle kestiğim yeleği.
*
Komşu esnaflar dumana koştu,
Mahallenin kedisi panikle coştu,
İtfaiye sirenleri sokakta çınladı,
Cümle alem çırağın hatasını anladı.
*
Patronun öfkesi arşa dayandı,
Dükkanın duvarı siyaha boyandı,
Camlar islenerek kararıp soldu,
Etraf kapkara kömürle doldu.
*
Zararı ödemek ayları bulur,
Belki affederse umutlar kalır,
Maaşım kesilirse cebim boşalır,
Fırçayı yedikçe zihnim çoğalır.
*
Akşam serinliği inerken şehre,
Gözyaşlarım dönüştü koca nehre,
Kepenkler kapanırken kilit vuruldu,
Garip vücudum sedirde doğruldu.
*
Uykusuz geceler yakama yapıştı,
Korkulu rüyalar zihnimde çarpıştı,
Ertesi şafakta dükkana koştum,
İçeri girince sevinçle coştum.
*
Patron merhametle çehreme gülümsedi,
Hatamı affedip şefkatle dinledi,
Yeni baştan dikiş dikmeyi öğretti,
Kötü zamanları geçmişe terk etti.
*
İğneden ipliğe kuralı anlattı,
Sanatın sırrını kalbime damlattı,
Kumaşın dilinden anlamak şartmış,
Zanaat sabırla pişen sanatmış.
*
Düğmeleri nizami dikmeye alıştım,
İlikleri açarken fazlaca uğraştım,
Makasın ritmine parmaklar uydu,
Müşteriler çıraktan daima övgü duydu.
*
İzmir'in neminde terlesem bile,
Çıraklık yılları dönüştü güle,
Ustamın emeği ödenmez asla,
Kalbim doludur sonsuz vefayla.
*
Masanın tozunu silerken daima,
Şükürler ederim kutsal duama,
Aynanın karşısında ceket denendi,
Kalfalar ustalar cidden beğendi.
*
Yıllar hızla akıp giderken dükkandan,
Tayinimiz çıktı koca meydandan,
Hasret diyarına giderken inledim,
Şarkının tınısını sessizce dinledim.
*
Trenin camından kayarken ağaçlar,
Gözümde canlandı beyazlayan saçlar,
Zanaat anılarım geride kaldı,
Uzak mesafeler fikrimi çaldı.
*
İstanbul şehrine nihayet ulaştık,
Eşyaları taşıyıp sokaklarda dolaştık,
Büyük binaların gölgesi vurdu,
Kalabalık sokaklar kalbimi yordu.
*
Yeni ustalarla tanışma vakti,
Farklı tezgahların başkaydı ahti,
Terzi atölyesi bambaşka çıktı,
Elektrikli aletler canımı sıktı.
*
Pedala basınca fırlıyor kumaş,
Uyum sağlamak gerekiyordu yavaş yavaş,
Fabrika düzeni zihnimi döndürdü,
Hızlanan aletler heyecan söndürdü.
*
Çay molalarında sohbetler koyu,
Kalfaların tükenmez telaşlı huyu,
Ustabaşı sertçe talimat sundu,
Zavallı kalbime korkular kondu.
*
Acemi hallerim dalga konusu,
Gülüşüp durdular atölye dolusu,
Kızarmış yanakla çehrem eğildi,
Gözyaşım dökülüp ipe serildi.
*
Paydos zili çalınca koştuk kapıya,
İnsanlar akın etti koca yapıya,
Tramvay durağında beklerken sessiz,
Hissettim ruhumu yurtsuz, kimsesiz.
*
Soğuk rüzgarlar paltomu deldi,
Kış mevsiminin ayazı geldi,
Sobalı odamda battaniyeye sarıldım,
Hayatın zorlu şartlarına darıldım.
*
Satırlar yazarak teselli buldum,
Kederli kalbimin yaşını yundum,
Validemin şefkati korudu daima,
Cevaplar gecikti sorduğum soruma.
*
Yıllar ilerledikçe ustalık payesi,
Kazandı nihayet garip hikayesi,
Çırakken dalga geçilen şaşkın,
Artık aranılan kalfasıyım aşkın.
*
Kendi atölyemi açmaya karar,
Verirken düşündüm kim kime yarar,
İğneler iplikler emrime amade,
Mutluluk doludur yalnız irade.
*
Acemi kalfalara sabırla yaklaştım,
Eski mevsimleri düşünüp anlaştım,
Gülümseyen çehremle hatayı sildim,
Çırağın kadrini kıymetini bildim.
Zanaatin sırrına böylece erdim.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 24.04.2026 11:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!