Yıldiźlar hilal kaşlarına selam durup
Saçlarından kayarak omuzlarına düşmüş
Geldim, gidiyorum huzur göremedim
Cahilin yanında ilim nedir bilemedim
Halılar serdiler önüme boyun bükmedim
Makamlarda adam sıfatlı yok imiş
Gözyaşımı ipek mendillerle silemedim
İlim ile nefsin savaşıydı bu, kalemin yontulmamış ucunu açarken yokluğun şairi
Meçhule sığınmış karanlığın içinden görebilir mi kısılarak bakmaya çalışan yorgun gözleri
Kime ne anlatacak, okuyan, dinleyen anlayacak mı? Efsun damlatılmış nadide sözleri
Beyhude yaşadı, beyhude yazdı, yazdığını da zaten bir kendi anladı titrerken elleri
Umut, umudun içinde dibi görünmez, hissi tükenmez bekler, bekler ki gelip alsın maziden nur yüzlü peri
Belki de her insan yazılmış en güzel kitaplardan biriydi.
Utanma ey yoksul çocuk, senin suçun değil ki hikayen böyleydi
Esirgeme hayata yokluğun içinden neşeyle bakan gözlerini
Gözlerinden sayfa sayfa okumak isterdim hayat hikayeni
Yol dediler, yürüdüm,koştum,durdum
Hangi kovukta gizli gönül kilidim
Gördüm, sakalda akı,suda gelince aksim
Olmamışım diye kendi kendimden tiksindim
Yol dediler, oturdum, yattım, düştüm
Şayet okursan satırlarımı
Ben dolu yüreğin sızlasın
Unutur gibi olursan hatıralarımı
O an kulakların çınlasın
İlk tomurcuklar bahar aylarını müjdeleyince
Kuşlar şarkılar söylemeye başlar ince dallarda
Zemheri ayazından uyanayım, bende ki senle
Gözlerim kamaşsın yeni bir umudun güneşiyle
İki ayağın birden aksaktır ey zalim zaman.
Yoksa sekerek ilerler miydi akrep ile yelkovan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!