İnsan bu dünyadaki,
Özellikle de bu ülkedeki hallere baktıkça
Albert Einstein’ın şu sözünü hatırlıyor hemen
Ve yerden göğe haklı buluyor:
“Evrende evrenin kendisi,
Bir de insanın ahmaklığı sınırsızdır.”
Bir Ramazanı daha geride bıraktık
Ve daha öncekilerde olduğu gibi
Bunda da iştahlarımız iyice kabardı,
Hem çeşit ve hem de miktar olarak
Her zaman yediklerimizden daha fazlasını
Her zamankinden daha coşkulu bir keyifle tükettik,
Varsa yoksa din diyen,
Onu da yarım yamalak bilen,
Yüzlerine gözlerine bulaştırarak uygulayan,
Başka şeylere kafaları pek basmayan,
Bu yüzden Osmanlı’nın gerilemesine,
Güçsüzleşmesine
Olur olmaz her şakrak kuşun kanma sesine,
Her karanlık bulutun aldanma gölgesine.
Bozma içinin dingin havasını hiç yoktan,
Ne rüzgârlar esti de, geçip gittiler çoktan.
İktidara gelmeden önceki konuşmalarında
“Millî ve manevî değerlere bağlıyız” derler hep,
İktidara geldikten sonra ise
Doğru olmak,
Dürüst olmak
Ve tokgözlü olmak gibi
ALLAH’IN CEZASI başlıklı yazımda
Acayip bir ses kısılmasının
Neden sadece RTE’nin başına geldiğini sormuştum.
Ona pek tutkun bir okurum bunu
‘Ses tellerine fazla yüklenmekten kaynaklanan
Basit bir deformasyon olayı’ diye cevapladı.
Ağaca tehlike her zaman dışardan gelmez,
İçindeki kurtlar da çürütebilir onu.
İnsan için de tehlike böyledir,
Bedenindeki habis urlar da kıyabilir ona.
Daha leb denirken
Leblebiyi anlamaktan vazgeçtik,
Leblebi denince
Başka şey anlamasak bari,
Sormasak örneğin
“Muhallebi mi dediniz? ” diye
İktidara geldiler din iman diye diye,
Dini her derde deva bildiler bu devirde,
Dert yumağı haline getirdiler ülkeyi,
Bilgi seviyeleri belli oldu iyice.
Memleketin hiç başka derdi kalmamış gibi
Ne mutludur kimi insanlara ki,
Dünyamıza güzel huyla gelirler,
Doğuştan hoş kokan çiçekler gibi
Ölünceye kadar aynı kalırlar.
Az rastlanan bir cevherdir güzel huy,




-
Melike Baydar
Tüm Yorumlaryeni şiirlerinizi görmek istiyruz.....