Barış bozulunca eskiden
Ben de bozulurdum
Utanırdım barış simgesi olmaktan
Sonsuz barış adına üzülürdüm
Bir okurum bana şöyle yazmış:
“Sözde dindarların ahlâk anlayışları belden aşağıdır hep.
Yapıları biraz yukarılara çıkmaya yetmez.”
Çok doğru söylemiş okurum.
Ahlâk anlayışı hem öylesine güdük olan
Hem de dindar geçinen bir yönetimin
İster sağcı olsun, isterse solcu,
Sandıktan yalancı olmayan çıksın,
Sosyal adaleti, toplumculuğu
Boş sözden ibaret bulmayan çıksın.
Huzur-güven vaad edip kamuya,
Bülbül konduysa da dalıma bazı,
Nice zaman boşa sallandım ustam,
Bahçede dut iken bilmezdim sazı,
Sana gelirayak tellendim ustam.
Kuş sesinden gayrı ses bilmez idim,
‘Senin için ölürüm' demiştin de inanmamıştım ben
Sonra bir gün işittim ki birinden
Aynı şeyi ona da söylemişsin
Benim için öldün o gün gerçekten
Dindar bir nesil için uğraşmayın boşuna,
İstemek ve eğitmek yetmez dindar yapmaya.
Dinsel bir eğitimden geçmedi mi çoğunuz?
Ama ne biçim dindar oldunuz ola ola.
Atatürkçü güçlerin vesayeti altındayken
Hiç halk isyanına sahne olmamıştı
Seksen yıl boyunca ülkemiz
Gerici güçlerin vesayeti ise
Her şeyi yüzüne gözüne bulaştırarak
Ancak on yıl sürebildi zar zor
Doğru söyleyeni sırf dokuz köyden değil,
Tüm köylerden kovarlar,
Zira her toplumun olduğu gibi
Köylülerin de büyük çoğunluğu
Yamık yumuk da olsa,
Çarpık çurpuk da olsa
Sanki pek önemliymiş gibi
Türban’ın hararetle tartışıldığı günlerde
Bir gazeteci Başbakan’a
“Oğlunuz türbansız birini eş olarak seçse
Tutumunuz ne olur? ” diye sormuş,
“İkna metodu diye bir şey var.
Gerçeküstücülükle sanatlar kirletildi,
Sapıtkanlık yüzünden hayatlar kirletildi,
Genleri çarpıtıldı gıda kaynaklarının,
Sofralarımızdaki o tatlar kirletildi..




-
Melike Baydar
Tüm Yorumlaryeni şiirlerinizi görmek istiyruz.....