Yorgunum İşte Yorgun
...
Yılların yorgunluğu üzerimde şimdi,
Mahlası olmayan şiirler gibiyim...
Yorgunum işte, çok yorgun!
Derinlerimde, yokluğumun zirvesindeyim.
Suskunluğumda boğuluyorum...
Var mıyım, yok muyum, onu da bilmiyorum.
Yorgunum işte, çok yorgun!
Uzun uzun gidişlerin sonundayım belki de,
Sensizliğin dehlizlerinde kaybolalı çok oldu.
Ne yöne gitsem, meçhuldeyim.
İleri adım atsam, kendimden düşüyorum,
Geri adım atsam, geçmişinde ölüyorum defalarca.
Yorgunum işte, çok yorgun!
Öyle yorgunum ki, iliklerime, kemiklerime kadar...
Koca deryanın içinde var olmaya çalışıyorum,
Kendimden bile bıkmışım.
Bir kıvılcım çıksa, yanıp kül olacağım,
Bir meltem esse, savrulup yok olacağım, biliyorum...
Yorgunum dostlarım, çok yorgun!
Aklımda, kalbimde, hayallerimde,
Hatta düşüncelerimde bile yorgunum.
Çıkmaz sokakların ortasındayım,
Yorgun adımlarla arşınlıyorum kaderimin kaldırımlarını.
Onca kalabalığın içinde yalnızım,
Kayboluyorum, annesini yitirmiş bir çocuk gibi...
Oysa sıkı sıkı tutunmuştum yaşamın eteklerine,
Bir de kaybolmasaydım izbelerimde...
Yorgunum işte, çok yorgun!
Şimdi, sensizliğin köşe başında üşüyorum.
Güneş tenimi yaksa da,
İçimde öyle bir karakış hüküm sürmekte ki...
Kalbim buz kesiği, dilim isyankâr,
Sesim çıkmıyor, avaz avaz bağırsam da...
Yorgunum işte, çok yorgun!
Yokluğun içime düştüğünden beri,
Yolunu kaybetmiş bir yolcu gibiyim.
Gitsem, boş...
Kalsam, boş...
Yaşasam, boş...
Ölsem, boş...
Ne söylesem, kocaman bir yıkım bende.
Ne yapsam, ölüyorsun içimde...
Sana olan öfkem yakıp, yıkıp,
Kül ediyor bendeki seni.
Böyle işte,
Öyle işte...
Yorgunum işte çok yorgunum
Suzi Ayyıldız
Kayıt Tarihi : 8.10.2024 00:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!