Zamanımın kıyısından yelken açtım,
Ufukların ötesindeki masal adasına;
Kendine yolcu, kendi sakinine doğru,
Dalgaların vurduğu dünyamın özüne.
Bir kulaç, belki de ondan daha yakına,
Her nefesimin iz bıraktığı sisler içine;
Döndüm kendi pusulamın tam merkezinde,
Dümenim şaşınca kerte orada asılı kaldı.
Aman yâ Rab, el-aman, ben vardım içinde;
Ganimet aradım, korsanım uyanınca içimde.
Papağan seslendi, “Kral sensin artık.” dedi;
Kendime topladım bir avuç zümrütten taç.
Sakallarım ak, kendi zamanım bir hırka;
Kuş tekrarladı, döküldü dilden nice lisan.
Sordum: Süleyman’ın mülkünde ne aradık?
Elmas da olsa kaftan, taht; çıplak cezire.
Çekilince sisler birden, oldum sütliman;
Kıyıya bıraktı papağan, özüme döndü murat.
Kral çıplak kalınca el salladı çok makam;
Kendini aşan için başlarmış yeni umman.
Kayıt Tarihi : 23.06.2026 19:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!