Sen giderken içimde bir sızı olacak
Kuş sesleri, kumrular
Hani o çok sevdiğim, kalemim
Kaybolacak;
Ardısıra peşinden ağlayacağım...
Penceremin buğulu camı
Ve adını yazdığım kalemim
Her daim sen
Her daim benim sevgim
Yine yağmur başladı
Penceremi yumruklayan güç
Sustur şu müziği
Kahır doluyum
Gözlerime bak kemancı
Hiç gördünmü benim gibi
Umudunu çoktan yitirmiş
Meyhane meyhane dolaşan
Sorulmaz aşka sorgu sual
Kim derdiki bu aşk
bu kadar hayal.
Aklım almadı bu işi;
Hangi aşık sevgiyle
aşkı,
Yeni bir gün müydü beni güneşiyle karşılayan,
Yoksa yağmurlar mıydı, gökyüzünün omuzunda ağlayan;
Biçare yüreğim burkulmuş, ezilmiş her derde,
Aynalar ihtiyar derken gençlik var hep serde;
Kurşunlara çelik yürek
Mavzere mert gerek
Düşmana, düşmana
Bizim gibi TÜRK gerek
Namerde demir bilek
Kasvetinle kararttın günümü çaresizliğin yüzü
Kimsesizliğimi taçlandır bu gün ıslak gökyüzü
Hasretimle çaresiz bembeyaz akıp giden bu kar
Bir bakışın bir çare yüreğimi sessizliğinle yakar
Hayat bir esaret,
kendiliginden gelir cesaret.
Susmak yada konuşmak,
ömür bundan ibaret.
Bazen kelimelere yüklenemez kifayet.
Aşk dediğin gönülde sefalet.
Şimdi yükleniyor sırtıma veda
Ağır ağır yoruluyorum
Kimselerde sevda bulunmazken
Açken, susuzken
Ben sabahlara veda edip
Hep gecelere uyanıyorum
Hadi koşun savaşa
Daha öldürmek üzere,
İstemediğiniz kadar masum var sırada.
Hadi
Hadi koşun yalanlara
Kendinizi avutmak için
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!