Dört duvar; betonun o çiğ ve nizami şizofrenisi,
Mevzuat kokuyor duvarlardaki o kibirli gölge.
Oysa içimde, hani o göğsümün sol amfisinde,
Nihavend bir sızı tütüyor,
Genzimi yakan o dumanı pusulasız gemilerin...
Tavan yüksek, tavan sağır, tavan dilsiz...
Yasaklamışlar!
Gözlerinin o puslu, o kurşuni ihtimalini,
Bu steril odaların sahte havasına karıştırmayı.
"Tütmesin" diyorlar, "yasaktır bu kapalı iklimde,"
Zaten bu beton soğukluğunda aşk da dahil tüm kutsallar yasak...
Bilemiyorlar...
Duvarların arkasında hangi antik kentin çöktüğünü,
Hangi kırık kanunun altında kaldığını bu tenin.
Bir kibrit çaksam,
Kirpiklerinin ucundaki o yangın parlayacak,
Ama yasak...
Genzimde biriken o isli sitemi kusmak bile yasak.
Şimdi bu dumansız, bu ruhsuz laboratuvarda,
Ben seni, o en yasaklı, o en derin felaketimle,
İçime çeke çeke,
Göz göre göre,
Gizlice tüttürüyorum...
Kayıt Tarihi : 11.06.2017 11:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!