Neden geldim İstanbul’a bitmiş insanlık
Herkesin dilinde var bir hile yağdanlık
Dost düşmanlar aynı safta olmuşlar fasık
Neden geldim İstanbul'a bitmiş insanlık.
Dükkanlarda tabelalar, başka dillerde
Canım surların dibinde, bira ellerde
Yaşamak utanç verici kutsal yerlerde
Bizmi yabancıyız yoksa, senmi İstanbul?
Çin çubuğu ile yenir, olmuş yemekler
Bir birine yabancıdır, küsmüş milletler
Selam vermez öz kardeşe, abla abiler
Ecdat’ın kısılmış sesi, neden İstanbul ?
Arabada sevişir genç, seyirde amca
Kulakta yabancı müzik, dili çılgınca
Yırtık pırtık elbiseler, beden sıkıca
Kim bunlar bize yabancı, söyle İstanbul ?
Derleme toplama meçhul, bir millet olduk
Gayı, Topu İstanbul’a, ithal doldurduk
Kafe barda rakı şarap, kadehe vurduk
Biz özümüzü kaybettik, aziz İstanbul.
Çalışmadan hiç Allah'tan ister yatarak.
Meşhur olmaktır gayesi, hava atarak
Helal haram gözetmezki, popçu olacak
Merhamet ahlak Fizan’a, kaçmış İstanbul.
Açık kapalı karışmış, kumda kafalar
Yaşarlar zevkü sefada, bitmez havalar
Arkadan geliyor kem küm, içi boş laflar
Kaybolmuş altın değerler, nerde İstanbul?
İstanbul senle bir derdim, yoktur benim
Miras yedi hodbinlere, bu serdenişim
Kul Ahmed-i dert yüklüyüm ağlar bedenim
Asırlara meydan oku, yaşa istanbul.
(Kul Ahmed-i)
Ahmet Ali Canbaz 11.06.2019
Kayıt Tarihi : 29.05.2026 16:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İstanbul'un şimdiki durumunu anlatan ve geçmiş İstanbul'a duyulan özlemin, şiire dökülmüş halı..




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!