Ta Orta Asya'dan, almış ismini
Yüksek tepelere, kurmuş evini
Sağlam kayalardan, tutmuş elini
Tarihi bir mekansın, Yuva köyüm ..
Göç almışsın, Orta Asya boyundan
İnsanların gelir, Türk'ün soyundan
Kur'an sünnet yolun, dini İslam'dan
Dini, milli bir yersin, yuva köyüm ..
Gurbette özlemin, girer düşüme
Duygu yüklü yaşlar, iner gözüme
Yaban elde kimse, bakmaz yüzüme
Kalbimizde özelsin, yuva köyüm ..
Kısaç toprağına, uzar bir kolun
Dodurga, büğrenle, kesişir yolun
Yükseklerde, ahlat, alıç kuşburnun
Kışları pek çetinsin, Yuva köyüm ..
Çocuktum gezmişim, hep karış karış
Aylarca sürerdi, çetin kara kış
Bitmezdi işlerin, çalış ha çalış
Dağ bayır yemyeşilsin, yuva köyüm ..
Ekin sürülürdü, dişli dövenle
Fiğ, arpa yolardık, orakla elle
Yakardık sobada, odun tezekle
Yer gök yeşil çiçeksin, yuva köyüm ..
Bahcelerde marul, soğan ekili
Papatya, ısırgan, kekik bezeli
Kanlıca mantarı, nane döşeli
Cennetten bir parçasın, yuva köyüm ..
Odalarda sohbet, başka güzeldi
Genç ihtiyar gelir, kıymet bilirdi
Özlemle beklenen, hep misafirdi
Geçmişim sende yatar, yuva köyüm ..
Şimdi koca evler, olmuşlar suspus
Esmiyor rüzgarlar, göçmüşler kurt kus
Yabancı köyüne, gençlerimiz küs
Gurbette özlenensin, Yuva köyüm ..
Kul Ahmed-i senden, kalmışım ayrı
Bitsin bu özlemler, kavuşalım gayrı
Kaldık yaban elde, kapı dışarı
Sinende bizede yer aç, Yuva köyüm ..
(Kul Ahmed-i)
Ahmet Ali Canbaz 24/04/2026
Kayıt Tarihi : 25.04.2026 06:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gurbette sıla hasreti ceken yuvalı bir kardeşim, içini bana döktü. Bende acizane o kardeşime ve kendi hissiyatımıza tercüman olmaya çalıştım




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!