Senin adın Kanser , ömrüm, Umutlarım, hayallerim ve gelecegim , yanagimdaki gamze , örgülü saçlarım , gözümdeki fer ,seninle birlikte gittiler ,senin adın kanser ,
Hani o çok sevdigin ,her teline kurbanlar adadığın ,öpe koklaya kurutttugun saçlarım , hani gözünün bebeginde mutluluktan kaybolduğum kara gozlerim deki hal ,Dilim artık lal , Hani hani nerdeler , onlarda senin gibi tek tek damla damla gittiler
Senin adın kanser. Hucrelerimde başı boş dolaşan , damarımdaki kana el uzatan , bozan, günden güne hayattan koparan söylesene Yar !!!!yokmu bunun ilacı dediğmde umursamadan gozunun ucu ile alaylı bakan , yudum, yudum yavaş yavaş canımı yakan Acıtan ,kör sağır Cellat gibi ,zalimce Can alan ,ben ise Celladına aşık olan ... Anlimdaki çizgiler, bedenimdeki sancılar, bitmek tükenmek bilmeyen geceler
Senin adın kanser , girdiği yeri kurutan, çaresiz yanliz bırakan, yaşamaktan tad aldırmayan
Günden güne eriten bitiren yok eden
Senin adın kanser Veeee ben senden kurtulmak için adaklar adayan gece gündüz hickiriklarla böğüre bögüre ağlayan uyku ile kan davali olan , Seher vaktinde Rabbine sığınan
Ah Yar , Öyle bir sarılalım durduralım zamanı
Dertler benim olsun, derman senin
Beraberce yakalım ateş-i aşkı
Ateş benim olsun, aşk senin
Hapsedeyim, bir daha çıkma içimden
Kilit benim olsun, açar senin
Gönlüm ağıtlarla dolu bir cenaze evi , imam sen cemaat sen. Öldürdün gülen gozbebeklerimi katil sen silah sen , gözyaslarimla yikadin bedenimi kefen sen kefenleyen ben , yorgun uykusuz perişan gecelerimin döşegi sen topragi sen , fatihalar okundu yüzüme , bedduam sen ahım sen , ahirette verilecek hesabım var benim günahım sen sevabim sen , bitti artık beklemelerim cennetim sen cehennemim sensin Yar sensin
SENSİZ
Ah be Yar. Bu ev güneş görmeyen odalarında, parmak izlerinin olduğu duvarlar nasılda yokluğunda, seni hissettiğimde üzerime üzerime geliyor bir bilsen, yaşarken gömülen kalplerdeki insan benim sanki. Bedenimi yolcu edeli hayli zaman oldu, yine de ruhum bu eve hapsi olduğu, her odasında yaşanmışlıkların vermiş olduğu farklı farklı işkenceleri yaşıyorum. Günümün çoğu tabiri caizse işkence evinde geçiyor. Mesela banyoda duşa girerken sevişmemiz gerekirken çırılçıplak ayanın karşısında şerefsizliğini sana anlatıyorum. Hatırladın mı kavga ederken eline ne geçtiyse fırlatıp atıp kırdığın aynanın karşısındayım binlerce ben varım binlerce karakterini kaybetmiş sen varsın. Dedim ya evin her köşesine hayalin çökmüş gibi, benden gittiğin gibi keşke varlığını da hayalin gibi götürseydin keşke. İşte o aynayı bir türlü atamadım bir gün düşüp üzerime kesip atacak seni benden beni senden kan reva içinde son damlasına kadar yaşayamadıklarımızdan başlayıp yaşadığımız her şeyi düşüneceğim. Belki de ölümüm bile seninle olsun istiyorum binlerce kırılmış kalbimde. Bu aynanın bende binlerce anısı var desem yığılır kalırsın karşısında. Ben o aynanın içine düştüğümde benim bana gülüşümü hatırlıyorum. Oysa sen ne bana ne de aynadaki sana ve bize hiç gülerek bakmadın. Şu koridorun dili olsa da konuşsa desem direk olarak şifonyer var ya sana ana avrat dümdüz giderdi. Bacağı kırık olanı, diğeri seni takmıyor bile. Hani eve girdiğinde en yakın olarak duran Ümit Besen’in o ayağı kırık tahta masası gibi olan şifonyer. Çekmecesinde sakladığımız sigaralar şimdi kendini yakıp seni unutmak için peşimde dolaşıyorlar. O alışveriş sonrası biriken bozuk paralar cebimizi demesin diye koyduğumuz kabın içindeler ve bana dedikleri şey şu belki bozuk parayız cebinizi cüzdanınızı delimeyim diye attınız bu kuytu köşeye ama hayatına aldığın o bozuk insan bizden daha çok delik açtı sana. O kadar haklılar ki senin şerefsizliğini, senin nasılda bozulmuş bir insan olduğunu dili olmayan eşyalar, dört duvar görmüşte bir ben körmüşüm sana. Eskiden cam kenarında eve gelişini çıkışını gözden kayboluncaya kadar beraber ellerimizle diktiğimiz suladığımız akşam sefaları ile tek başıma oturmuş onlarla konuşuyorum. İşin ilginç yanı ne biliyor musun seninleyken açmayan çiçekler şimdi çiçek bahçesine döndürdü evi ama ben hala kara kışı yaşıyorum. Atamadım bir türlü içimden aklımdan seni. Mutfak tam bir işkence yok öyle bıçaklı filan değil bir türlü su içtiğimiz takımının logosu olan kupayı bir türlü kaldıramıyorum. Ama sen şerefsizliğin kupasını çoktan aldın biliyorsun değil mi. Kupanın kulpu kırık artık eeee ne de olsa su kupası su yolunda kırılır. Benim kırgınlıklarım da geçecek elbette ama senin kupa bir gün bir çöplüğün kenarında yarım yamalak kalacak. Sır ev temiz olsun, perdeler sigara kokmasın diye koyduğum evin içinde sigara yasağı artık delindi, delik deşik oldu tıpkı senin bana yaşattığın kalbimin hayallerimin kevgire dönmesi gibi. Biliyor musun her sabah yatarken kalkarken içimde verdiğim selanın hala hoca tarafından verilmemesi ne kadar acı. Ben utanmasam sıkılmasam özledim gel desem sende o yüzsüzlük var koşa kaşa koşa gelirsin. Ama insan bir ormanda kaybolduğunda eğer bir ağacı iki kez görüyorsa demek ki bir çıkmazın içindedir ve kaybolmuştur. Ben sende kaybolmuyorum artık içimde yanan ormandan ne sen sağ çıkarsın ne de ben ormanı yakan zaten biziz. Bugün de işkencene işkenceye koşarken evi her ayrı köşesinde bir gün benim de kendi kendime kavgalarımın, umutsuzluğumun kaygılarımın biteceğini biliyorum. Ulan amk çocuğu benim de yarınlarım olacak hem mutlu hem de sensiz.
Sensizliğin Yankısı
Duvara astım içimdeki yıllanmış suskunluğu sessizliği ,
Çerçevesizdi.
Seninle çizdiğim bütün yollar
Duvara astım içimdeki yıllanmış suskunluğu sessizliği ,
Çerçevesizdi.
Seninle çizdiğim bütün yollar
çoktan silinmişti hayattan.
Ah Yar bakarken yine takılıyorum gözlerine diziyorum hece yan yana dizeleri alıp sevdamı şiire dalıp gidiyorum şiir de olsa adının yanına yakışıyorum sen sus adam Sadece sus sözlerin hükmü bitti Sen sussan da çığlıkların kulağımda çınlıyor sen sustukça içindeki boşluk büyüyor Sendeki o Hüzün Ben de vücut buluyor sen sus Sadece sus adam sözlerin hükmü bitti kanayan şiirler birikiyor sensiz
duygular sensizlikle beslenerek büyüyor haklı sebepler bulup senin adına Yaren avunuyor sen sus adam Sadece sus sözlerin hükmü bitti Sensizlik saman altından Sinsice beni acıtıyor seriyor durmadan fikrimi yanıltıyor Sensizlik var ya sensizlik sanki Ölüm Sessizliği sen sus adam Sadece sus sözlerin hükmü bitti Sen susarsın çiğlisin yüreğime Lapa Lapa Kar yağsın özlemime sağanak yağmurlar yazsın Buğulu gözlerime sen sus Sadece sus adam sözlerin hükmü bitti Vallahi bitti billahi bitti tillahi bitti
Ah yar , Yalnızlık benim diğer yarımdır
Nerede görse tanır beni
Aşkı beceremedim,
Tıpkı senin beni sevmeyi beceremediğim gibi
Oysa nasılda hazırdım
Tüm kalbimle senin için atmaya
Adına şiirler yazdım ah yar, çik gel Allah için diye
Duymadın ,duyuramadimsevgimi .
Sırrımı ,kimseler duymasın diye
YÂR imi , kaleme kağıda döktüm sessizce , tenha köşelerde ,
Sevgili…
(Yaren Atalar)
Ey Sevgili ...
Benim, ruhumun etine
Kemiğine değil…
Senin ruhuna, varlığına ihtiyacı var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!