Sırta takvanın libasını takın,
Durmalı Allah dostlarına yakın
Mü’minlerin ferasetinden sakın
“Zira onlar Hakkın nuruyla bakar”
Mevlevi meşk üstüde;
Gönlüm makam kastında,
Gözüm şeyhin postunda,
Kulağım bendirdedir.
Bize sema düşecek;
Hep hasretim suya,
Olacak iş bu ya,
Düştüm kör kuyuya.
Fener sende kaldı.
Mümkün değil bilmek
Köprünün altından çok sular geçti.
Ben onandım sen hala aynısın.
Yuvamdan nice yavru kuşlar uçtu.
Ben donandım da sen hala aynısın.
Sen bilmedin iyi nedir kötü ne
Nasıl, anlat, toprak tarla,
Gel şuraya çay ısmarla,
Aç keseyi biraz parla,
Bozuk var mı, sen onu de?
Annacımda durma ezik.
Son gelene meclislerde yer açın.
Destur alıp gitsin ilk yavaş yavaş.
Bekleye bekleye çoğaldı suçun
Ayıp etme sen de kalk yavaş yavaş.
Vardır bunun sirkatini vermesi,
Telli turnam bizim ile varırsan
Yar yolumu gözlüyor mu, soruver.
Akçaşar’da bir an mola verirsen.
Bergüzarım gizliyor mu, soruver.
Yolda engel, önde perde bulurum,
Adalet ülkede çıkmış talana,
Yargı kılıcını çalan çalana.
Ceza reva değil, Engin Alan’a.
Bu hüküm zulümdür, yazık Vallahi!
Hulasa bu değil mi haydi deyin;
Ninem gibi ninni dinlet;
İçten oku, ruhu inlet.
Bana aşktan masal anlat
Ben laylasız uyuyamam.(*)
Hayı gelir, kürdü gelir.(**)
Badireye sapacağız,
Bilmem ki ne yapacağız.
İnce yerden kopacağız,
Nene-ebeyi unuttuk.
Değiştirdik huyumuzu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!