Tok ne bilir aç olanın halinden,
Lal olan anlarmış lalın dilinden,
Ancak Mecnun anlar sahra çölünden,
Darda kalan bilir kalmayan bilmez.
Fakire bu dünya zindandır zindan,
İki bin on birin yir mi iki Mard'ı
Şiir klip yapma hevesi vardı,
Faruk Sinan Beye talimat verdi,
O gün benden bana kaldı bir anı.
Gebze ile İstanbul'dan ötede,
Bu dünyaya boşa gelmişim neden,
Daha neler çeker bu garip beden,
Onmasın dünyayı bana dar eden,
Anladım ki kıymet bilenim yoktur.
Kalbim temiz hemde deli doluyum,
Belki vatan aşkı, belki sevgili,
Vatan aşkı bayrağına saygılı,
İnceden inceye zarif duygulu,
Bilmez ki kimseler benim sevdamı.
Sağcıyı,Solcuyu eder mağana,
Cahili düşürür kendi ağına,
Yediden yetmişe yeni doğana,
Alevi'de kardeş Sünni'de kardeş.
Neden bizde yokda sizlerde çoktur,
Hani hak, adalet terazi haktır,
Milyon bana büyük, sana ufaktır,
Fakire yakışan karın tokluğu.
Çıkar için yalakadan salyalar,
Güzel huylu, akıl üstü akılı,
Dersin sanki okumuş hayat okulu,
Harbi temiz kalbi sevgiyle dolu,
Şen, şakraktır güler yüzlü Keziban.
Yenge sana helalların helalı,
Yemin olsun gözüm yoktur malında,
Temiz kalpli ne var ise dilinde,
Taze güldü diken bitti dalında,
Unuttu bizleri kılıbık Halil.
Kul köle hanıma nankör arsıza,
Tokat'ın Zile'si Çayır Köyü'nü,
Temiz havasını berrak suyunu,
Bize mi feleğin bütün oyunu,
Terk ettik sılayı ne güne kaldık.
Kocaeli Gebze Çayırova'sı,
Ana kör cahildir, çocuklar kaba,
Nedir ki bu telaş, nedir bu çaba,
İşi yok, gücü yok neylesin baba,
Boyun eğdim fakat kader utansın.
Aç kalmadı açık koymadım yine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!