Mecnunu Leylaya götüren aşkı,
Aradım da bulamadım bir türlü,
Yıkık,viran oldu kabimin köşkü,
Bilmem neden gülemedim bir türlü.
Kirpikler perişan,gözler kan,çanak,
Koyunlar avanak çoban uyanık,
Ne gerek şahide işte bu tanık,
Sürüyü bir araya toplar bir ıslık,
Gökten taşda yağsa size gerektir.
On liralık bir tüp yetmişe çıktı,
Deli dolu birazcıkta şen şakrak,
Bitmez Keziban'da bitmezki merak,
Derim be Keziban telaşı bırak,
Tipi boran kıştan kıştır Keziban.
İşe koyulunca hadi ha hadi,
Şu yalan dünyaya oldum aşikar,
Ne deyim ki kaderimin gözü kör,
Şükrettim, etmedim isyanlı küfür,
Ne mutluki yaradana borçluyum.
Bana taş atana gülleri saçtım,
Yalan söyleyene şaşkınım şaşkın,
Sebep Bu isyanım şairse taşkın,
Günler gelir geçer ömürse üç gün,
Gerek yoktur değmez boşa aldanma.
Hak verir nimeti edelim şükür,
Gitti Muhammetim gitti Metinim,
Yanar şimdi sönmez tüter tütünüm,
Onlar idi benim kalpte bütünüm,
Meydan sana kaldı kör Bolu Beyi.
Hiç gülmedin gariplerin yüzüne,
Tek isteğim sağlık mutluluk huzur,
Bizlerde çile dert hiç bitmez hazır,
Nedeyim ki yardım eylesin hızır,
Garip şair garip biridir yazık.
Uyanıklar hep yol alır kör durur,
Şaşkın bakışları şaşkın hayretli,
İşe gelir gider pekte gayretli,
Nurdagül kızımız çok marifetli,
Daha körpe kuzu bizim Nurdagül.
Evde işte gayret üstü telaşlı,
Yoktur diyeceğim iyiden iyi,
Tokat Zile Çayır Köyü Derneği,
Yoktur Kocaeli'de başka örneği,
Kapanmasın açık yol bizim olsun.
İnsanlar kaynaşır birbirinin tanır,
Çokta gözüm yoktur şükür azıma,
Boyun eğdim kader alın yazıma,
Hiç kimseyi getirmedim yüzüme,
Her olur olmaza boyun eğmedim.
Hırsızın yüzüne diyelim hırsız,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!