Loş ışıklı sokak lambalarının bile aydınlatmadığı betonların arasında filizlenmiş kirli bi’ verbena hissiydi bu.
Ne olması gerektiği yerde, ne olması gerektiği gibi.
Yaslanacak tek duvarı kalmadığını bilmenin yüküydü omuzlarındaki.
Sorsan konuşurdu belki, de, kimse sormazdı.
Ağlamazdı, gözündeki yaş bile tiksinirdi ondan.
Göğe baksa yağmur yağar, suya baksa yangın çıkardı.
Cüzdanındaki vesikalık gibiydi yalnızlık
Aşkından değil, aidiyetten taşırdı.
Korkardı bi’ de, sevmekten korkardı,
Kalmamıştı düşmeye mecali zira
Kabullendi en sonunda, saat dördü on bir geçe
Son bi’ cümle çıktı o kurumuş dudaklarından;
“Seni ölümsüzleştirmek için kaç defa öldüysem, bana o kadar “sen” borçlusun.”
Taha AcarKayıt Tarihi : 11.07.2026 14:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!