KASIMLARDA EFKARIM
Aylardan kasım, yapraklar düşüyor
Estikçe rüzgar, ağaçlar üşüyor
Gün daralıyor, mevsim değişiyor
Bir başka türlü artıyor efkarım
Kaybolduk
Kimi geçim derdine düşmüş garip
Kimi heva hevesinden müzdarip
Dünyanın bin türlü halini görüp
Kaybolduk hayatın hengamesinde
KAYIP
Yüce sanma kendini
Haddi aşıp da yıkarsan bendini
Engeller çıkar önüne bir bir
Ve seni de yutar bu koca nehir
KAYIP DEDİLER
Dürüstlüğü aradım köşe bucak
Uzun zamandır yok, kayıp dediler.
Yalancılara, yalancısın dedim
Doğruyu söyleme, ayıp dediler.
KEFENİN CEBİ YOK
Bulup azan bulamayıp kızan var
Birbirinin kuyusunu kazan var
Üç kuruşa düzenini bozan var
Boş ver parayı, kefenin cebi yok!
KENDİMEDİR NASİHATİM
Dinle oğul, her dağın bir karı var
Dağlar gibi insanın efkarı var
Gördüğün bu alemin bin sırrı var
Dört yanın sırla çevrilmiş bir duvar
Kendimi Dağlara Verdim
Bir aşkla düştüm yollara
Kendimi dağlara verdim.
Elimde söğütten bir asa.
Unuttum her şeyi.
KEDİMİZLE SAVAŞ
Kendi içimizde verdik savaşı
Kalplerimize taştan duvar ördük
Ağır hesapları kendimiz gördük
Vicdanen esirdik bedenen hürdük
KENDİNE DÖN
Dünyanın binbir türlü hali var
Bir gün yıkılır taç ile tahtın
Biter servetin, düşer itibarın
Her şey değişebilir yarın
KENDİNLE YÜZLEŞME
Ruhumun derinliklerine indim
Bazen kederlendim bazen sevindim
Kendimle bir övündüm bir dövündüm
Ağcaozanla yüzleştim bu gece




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!