Çekingendi, belli ki korkuyordu,
Kim bilir kimden, niçin kaçıyordu?
Usulca yaklaşarak selam verdim,
Nasıl da nazlı nazlı bakıyordu.
Nazikçe dedim “nedir bu haliniz!
İstanbul’da eski bir semtin adıdır Vefa.
Bir de yaz kış içilen hoş bir boza markası.
Diyeceğim odur ki, vefanın adı var da,
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi: 15 Ekim 1986
Nazlı nazlı baktın, kalbimi yaktın,
Tatlı gülüşünle, içime aktın,
Seninle anlamlı, yeryüzü bir hoş,
Gönlüm seni sevdi, sıcacık baktın.
Yerin doldurulmaz, alemde teksin,
İmkansız, asla kavuşamayız, aramızda engeller var. dedi kadın.
İmkansız diye bir şey yoktur, yeter ki kalbinin sesini dinle. dedi adam.
Kadın,anlamsız ve boş gözlerle adamın yüzüne baktı.
Bir elimde sigaram, diğer elimde çayım,
Kalbime kilitlenen bakışına hastayım,
Bende kalan ne varsa, al canım senin olsun,
Bırak beni gideyim, gözlerinden kaçayım.
Aşkı bana sorsaydın, söylerdim utanmadan,
Dudakların bal küpü, öpersem kavrulurum,
Gözlerin derin kuyu, bakarsam boğulurum,
Yıkılır, sallanırım, sabah akşam sarhoşum,
Darmadağın olurum, durmadan savrulurum.
Şekerimsin, tadımsın, gönlümü avuturum,
Şimdi renkler bir başka güzel,
Kuşlar bir başka uçuyor,
Vazomdaki güller dile gelip sen oluyor,
İçtiğim bir bardak çay bahane,
Sevgin içimi ısıtıyor…
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 20 Ekim 1943
Ölüm tarihi: 15 Ekim 1986
Bulutlar küme küme, yağmur yağdı yağacak
Kasvet sarmış dört yanı, içerim acıyacak
Esen rüzgârlarla gel, görün bana, sonra git
Yüreğim neşelensin, nasılsa kanayacak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!