Adını her duyduğumda,
Ayaklarım birbirine dolanır durur da,
Dağ, bayır aşağı değil,düz yolda düşerim,
Nur yüzlü bir derviş ararım, yardım etsin, ama nafile,
Demirden kazıklar çakılır,
Prangalar vurulur ayaklarıma,
Aşkımı er kişi niyetine dua belleyip,
Musalla taşına yatırmadan önce,
Canımın içine ince ince,
İğne oyası işler gibi yazmışım…
-ki anamdan bilirim,
Gece, gündüz demez,
Hadi uyu, bakma sen bana,
Konuşur konuşur susarım,
Susarım aşkına her daim.
Susadıkça da hep sana koşarım,
Yalınayak...
Baldırıçıplak bir sevda benimkisi,
Ela gözlü dilberim, canım aşkım her şeyim,
Tatlı gülüşlüm benim, bal dillerini yerim,
Acımı sen dindirdin, öptüğün yer gül oldu,
Gülüşüne yandığım, bak tutuştu her yerim
Ay misali nurlusun, neşe sevinç saçarsın,
Bastığın toprak olaydım da,
Bir kez üzerimden geçseydin.
Bilir misin sevgili,
Ne zaman aklıma gelsen,
Benim için zaman mefhumu değerini yitirir,
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi: 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi : 15 Ekim 1986
Gözlerin diyorum,
Meşhut cürümlerin bir numaralı faili,
Meçhul cinayetlerin en azılı,
En acımasız katili,
Teşbihteki hatanın en yumuşak üslubuyla
Azmettiricisi, tetikçisi.
Sanki bir yük vagonu üstümden geçmiş de,
Tonlarca ağırlığını bende bırakıp,
Ardına bile bakmadan yoluna devam etmiş,
Başım bana felaket ağır geldikçe,
O benim düşmanım oldu,
Ben onun yabancısı.
Ah benim utangaç bakışlı,
Narin, nazlı gülüm,
Yer yüzündeki hiçbir tebessümü,
Senden başkasına yakıştıramam,
Sayamadım, giremedim ki bahçene,
Kim bilir sende kaç gül daha vardır?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!