Vazgeçtim onun aşkından,
Çözdüm boynuma doladığım o acılı ilmiği,
Söktüm kalbimin en derin yerinden,
Yıllardır adını yazdığım o mühürlü yeri.
Kalsın onun olsun o sahte dünyası,
Kalsın o rüzgârlı yollar, o bitmeyen hüzün.
Vazgeçtim onun aşkından,
Yoruldum artık her gece aynı rüyada kaybolmaktan,
Yoruldum kendi sesime yabancılaşmaktan.
Bir nehir gibi aktım da yatağını bulamayan,
Sonunda anladım ki;
Bazı vedalar, insanın kendinden kurtuluşudur asıl.
Vazgeçtim onun aşkından,
Gelsin şimdi ömrümün kalan o sessiz baharı,
Gelsin üzerimden bu tonlarca ağırlık.
Ağlamıyorum artık arkasından,
Aynaya bakıp gülümsüyorum ilk defa;
Bıraktım seni o eski masallarda,
Bıraktım ve nihayet,
Ben benden içeri özgürlüğe uyanıyorum...
Vazgeçtim onun aşkından,
Ne arkama baktım bir daha ne de o yolları düşledim.
Hani derler ya can çıkmadan huy çıkmaz diye,
İşte o can yandı, kavruldu ve bitti;
Geride ne bir kor kaldı ne de o küllerin harareti.
Vazgeçtim onun aşkından,
Bilemezsin ne kadar hafiflediğini bu omuzların,
Nasıl da genişlediğini bu daralan göğüs kafesinin.
Meğer zincire vurulmuş bir köle gibi yaşamışım yıllarca,
Kendi ellerimle sıkmışım boğazımı sevdadır diye.
Vazgeçtim ve özgürüm işte;
Ne adını anıyorum artık gecenin köründe,
Ne de penceremde onun rüzgârı esiyor.
Bırak o da kendi yalanında boğulsun,
Bırak o da kendi karanlığında üşüsün.
Ben bu yoldan yalnız geçtim,
Ama nihayet kendime kavuştum ya;
Artık dünya yıkılsa gam yemem,
Ben o yangından sağ çıktım ya,
Gerisi yalan, gerisi koca bir hikâye...
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 17:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!