Güneşin henüz uykusunda rüya gördüğü o vakit
Zamanın dikiş yerleri söküldüğünde gel yanıma.
Saat üçü vurduğunda, dünya henüz kirlenmemişken
Yıldızlar son bir veda busesini kondururken geceye
Sessizce arala ruhumun ağır perdelerini.
Kır bu paslanmış ruhu yoran kilitleri
Hangi anahtar açar bilmem ama sen dokunsan yeter.
Kuşların kanatlarına emanet edelim yüklerimizi
Hafifleyelim gökyüzü kadar genişlesin içimiz..
İmkansızlık dediğin korkakların uydurduğu bir masal
Çaresizlik, sadece biz sustuğumuzda büyüyen bir şey.
Gel...
yıkalım bu sahte krallıkları
Tuzaklardan arınmış bir patikada yürüyelim seninle.
Ben senin dünyana teslim olmaya dünden razıyım.
söyle o büyük adımı atmaya gücün var mı?
Elinin sıcaklığını koyar mısın buz tutmuş avuçlarıma?
Hadi kahramanım ol bu gece çek çıkar bizi bu çukurdan.
Yol uzun, gece derin, ama vuslat yakın..
Var mısın benimle yok olmaya, sonra yeniden doğmaya?
Söyle bana ey gönlümün sığınağı...
Kendi kıyametimizden sağ çıkıp
Aşkın cennetine yürümeye
Var mısın?
Kayıt Tarihi : 30.03.2026 03:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!