Ömer ALBAYRAK
Ben bir kavak ağacıyım.
Öyle ulu çınarlar gibi
meydanların ortasında
adı söylenerek büyümedim.
Beni kimse
“ne güzel ağaç” diye sevmedi.
Uzunluğuma baktılar yalnız,
ince gövdeme,
düzgünlüğüme,
işe yararlılığıma…
Bir yere tahta lazımsa
ben vardım.
Bir kapı yapılacaksa
ben vardım.
Bir masa, bir sandık,
bir çatı, bir kulübe…
Hep vardım.
Ama hiç kimsenin
“sen burada kal” dediği olmadım.
“Dursun,” dediler.
“Bir gün lazım olur.”
Ne tuhaf…
sevilmekle saklanmak arasındaki fark
ne kadar kısa bir yol...
Beni de öyle tuttular hayatlarında.
Bir kenarda.
Kullanılmaya hazır,
gitmeye müsait,
çağrılınca gelecek kadar yakın,
ama sarılınca rahatsız edecek kadar uzak…
Ben kavak ağacıyım işte.
Çok uzunum belki,
ama göğe yetiştiğimden değil;
kimse eğilip de
yanıma oturmadığından.
Rüzgârda çok sallanırım.
Bunu da
“zayıf” sanırlar.
İnsanlar kökünden kopmadan da
çok şey yaşayabiliyor ya;
Benden de aynı beceriyi bekliyorlar...
Benim de dallarım vardı.
Kimse yuva kurmadı üzerime.
Gölge verdim,
kimse altında dinlenmedi.
Yanlarında durdum,
beni yanlarında sanmadılar.
Bir gün lazım olur diye
beni hep tuttular.
Ama hiçbir gün
“iyi ki varsın” demediler.
Sonra anladım:
Hayatınıza sevgiden değil,
ihtiyaçtan giris yapmışım.
Ömür boyunca yeşil, gölge, yaprak değil,
bir malzeme gibi görülüyorum
Ben de kendimi
uzun yıllar
böyle hissettim.
Bir kavak ağacı gibi…
Uzun,
ince,
sessiz,
göğe doğru…
Ve herkesin işine yarayan
ama kimsenin
kalbine koymadığı.
Şimdi bir gün
beni kesmeye gelirlerse
şaşırmam.
Yalnız şunu isterim:
Beni kereste diye değil,
bir zamanlar
rüzgârın altında
kendi başına büyümüş
bir ağaç diye hatırlasınlar.
Çünkü ben fazla işe yaramadım belki.
Bazen sadece
var olmak istedim.
Birinin hayatında.
“lazım olur” diye değil,
“iyi ki var” diye.
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 17:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!