Bir gece vakti, uykular çekilir hüzünlü odalardan,
Ne zamanın görünmez siyahına sığınır,
Ne de bir adamın yüreğindeki o kadim yarada konaklar.
Gider de kendi sesinden ürken bir adamın suskunluğuna çöker,
Bir dervişin yollarda tozlanmış hırkasına takılır da kalır.
Ayarı bozulmuştur bir kere, vakit gurbettir,
Dönüp durur içimizdeki o bitmeyen turna semahı.
Biz ki bir garip kelamın, bir yaralı türkünün eşiğindeyiz,
Yol ararız da yollar dilsiz kalır, sokaklar çıkmaza çıkar.
Biz caddelerin ıslak kaldırımlarında adım atmayı unuturuz.
Ne o dar patikalardan sen geçebilirsin artık,
Ne de ben bu ıssız dağların sisinden sana bir yol bulabilirim.
Aynı gökyüzünün altında, ayrı yalnızlıklara bürünürüz,
Sen uzak bir köyün rüzgârında boynu bükük bir türkü olursun,
Ben gecenin zifirinde yarama kelam arayan bir şiir.
Bilesin ki kaçmakla bitmez bu ömrün gurbeti,
Kendi külüne sarınan adam, rüzgâra eyvallah etmez.
Gece geçer, yara elbet kabuk bağlar da.
O uykusuz gecelerden ruhumuza çöken pus,
Bu fani dünyadan bize kalan yegâne miras olur.
Ben ki uykularını dağlara düşürmüş bir garip yolcuyum,
Şimdi ömrün o en kırık, en dilsiz durağındayım.
Tabelası çıkmaz sokağın sonuna asılmış bu sokakta,
Kime, adımlarıma dair bir yön sorsam,
Aynı kırgın fısıltıyla yanıtlıyor, "Çok yanlış gelmişsin..."
İşte ben tamda hayatın orasındayım.
Oysa sen bizim buraların kuraklığına düşen ilk acemi yağmurdun.
Ben ki gözlerinin kıyısına kadar düşmüş bu kalbi,
Gülüşünün o cefa dolu bozgunundan toplayamadım bir daha.
Bir bakışın vardı, bütün bir ömrün hayalini tek bir meyle sığdıran.
Sen geldin, kış zemheri bitti, dağlara bahar indi sanmıştık.
Bir kez dokunsan, bir kez sarılsan, bütün yarımlar tamamlanacaktı.
Oysa payımıza yine o kadim hüznün coğrafyası düştü,
Ne sen o dar patikalardan geçip gelebildin,
Ne de ben bu çıkmaz yolun çamurundan sana bir iz bulabildim.
Aynı gecenin yıldızları altında, ayrı gurbette sustuk,
Sen uzaklardan hüzün kokan o eski türküleri dinlettin,
Ben yokluğunun sızısıyla yaralı şiirler devirdim geceler boyu.
Sonra şiirimiz türküye karıştı, türküler bitti, şiirler usulca sustu…
Mehmet Hanifi Erdinç
Kayıt Tarihi : 2.09.2026 15:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!