Bir telefon sesi duyuyorum uzaklardan
Kalkıp bakmak o kadar zorken, ulaşmam lazım bir şekilde
Ahizenin öbür ucunda ağlamaklı bir sesle konuştu ölüm
Ben dinledim, o ise sadece uyardı çehreyi
Tamamlanmamış bir hikaye kaldı yine yarım
Şimdi mezarlıkları dolaşıyorum bir bir
Cesedimin sessizce gömüldüğü yeri arıyorum
Oysa biliyorum, bir çiçek bile alınmadı toprağa
Sulanmıyacakta yıllar geçse dahi
Kuruyacak toprağın her bir toz tanesi
Tabiata bulaşacak ruhumun yassı kısmı birden
Ey Allahım, en iyi sen bilirsin, sualime cevap arıyorum
Cehennemine bu dünyadan kaç bucak sığar
Yutkunmam lazım, nefes almak için bir kez daha
Daha önümde uzun bir yol
Aşılmaz bir dağ, ve birde bitmek bilemeyen ormanlık bir alan var
Hangi birine baksam imkansızlık beliriyor göz çeperlerimde
Kuytu bir köşe kasabasında uğrarken kalabalığa
En fazla ne olabilir ki diye düşüne durdum
Meğer kasabanın garında şöyle yazıyordu bile
Bu veda bir son, bu muhabbet ilka', ve sen kervanda anlatılan bir efsanesin
Uyan rehrev , uyan son tren seferini bekleyen nevrah
Rıhtıma biraz yaklaştığında ineceksin
Denizlerin ufku gözünün perdesinden kaçacağı zaman
Uzun bir soluk çekip, birdaha uyanmamak üzere yatmayı dileyeceksin
Belki de bir senfoni mırıldanır, çatallı sarsıntıyı hafifletirsin
Güneş devr-i senevi'sini tamamlar
Sen ecnebi topraklarda bulunmayı beklersin
Aklımın ucundan geçmeyecek kelimeler belirir bir anda zihninde
Bunları söyletenle söyleyen aynı kişi değil bence
Bu sefer tarz-ı nazm'ıma çok mübala etmek istemedim
Ben buyum, ve beni böyle kabul ediniz
Ne için kusurlarını sevmeyen meziyetlerini imtihan eder
Ne için feryatları duyan kulaklar tek bir ses bile çıkarmadan, bıkmadan, kendini suskunluğa esir eder?
Ne için müstemid ve eziyet ile yaşayan bir topluma kimse yardım etmez?
Senior Karlos
Kayıt Tarihi : 7.07.2026 20:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!