Yalnızlığın gölgesinde sessizlik
Karşımda uçuşan birkaç kelebek
Çiçekten çiçeğe dolaşan arı
Günün emeğini bize verecek
İçli nağmelerin eşsiz yankısı
Virane bağların şeyda bülbülü
Gülşene mi yansın güle mi yansın
Ömrünü gurbette tüketen aşık
Harına mı yansın küle mi yansın
Aşılacak dağ var sıra sıralı
Bülbül zâr eylemiş gülşen bağına
Goncaya mı yansın güle mi yansın
Hicran od'u düşmüş can ocağına
Harına mı yansın küle mi yansın
Çileli yılların derin acısı
Bahaneler sıra sıra pervasız
Yalanla bezeli yüklü cümleler
Ermeden yatsıya pes etti mumlar
İlk ilikte başlar yanlış düğmeler
Erdem pazarından onur haysiyet
Kudret duvarına çarpınca kelam
Sözde mana kalmaz dil yaralanır
Hüzün mevsiminde vakti hazanda
Gülistanda gonca gül yaralanır
Zamanın ruhuna uymayan telaş
Terk eyleme bülbül gülistanını
Bağbanda goncalar gül yaralanır
Aldanma ağyarın yalanlarına
Dikenine inat dal yaralanır
Kimi aşık sürüm sürüm gurbette
Vurgun yedim sol yanımdan amansız
Sözüm yok diyecek dilim yaralı
Bacam tütmez alevlerim dumansız
Ateşin bağrında külüm yaralı
Viran bağın hazanından hüznümüz
Kervan yola düşmüş menzile yakın
Gel seninle ardısıra gidelim
Eyyüb olan bilir sabr-ı cemili
Arifan gönlünde sırra gidelim
Varmak nasip işi tevekkül bizden
Hayallerim albümlerde tutuklu
Çevirirsem dağılacak sayfalar
Anıların feryadını işittim
Ellerimde kırılırken aynalar
Kader planının hükmü kendince
Duydum ki kesmişsin dosttan selamın
Fahrınla, efalin cem eylemişsin
Acıya bulanmış sanki kelamın
Kendinden gayrıya zem eylemişsin
Şu hilkatin hikmetine bakmadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!