Gecenin hüznüne saldım kendimi
Benden bana sitem sinede efkâr
Dahası var ama sırası değil
Elbette herşeyin bir zamanı var
Beklenir saati gelince vakit
Ya bugün ya yarın ya da başka gün
Nihayet bulacak ömrümüz bizim
Virane olacak bağ ile bostan
Dalında solacak gülümüz bizim
Düşmez oldu cemre candan içeri
Kaderdir yaprağa hazan mevsimi
Savrulur dalından yol mekan olur
Leyla'dan habersiz Kays ahvalinde
Divane Mecnun'a çöl mekan olur
Göçmek var nasipte uzak diyara
Silen olmaz aşığın gözündeki yaşını
Bir yol bulur kalbine, damla damla dökülür
Saklanır mendilinde gönlündeki sırları
Şebnem olur kirpikte elan gamla dökülür
Bir dosta uğradım hasbihal için
Buyur mekânıma gir dedi bana
Mahçupluk hissettim durgun halinde
Utangaçım biraz ar dedi bana
Hilkatin sırrına vakıf olmaya
Zihinler bulanık akıllar yorgun
Net değil dünyanın görünen yüzü
Zamandan kovulmuş sürgünde vakit
Saatler şaşırmış gece gündüzü
Yönlerden habersiz sözde pusula
Gecenin hüznünü taşıma güne
Her vaktin kendince ahvali vardır
Dünyanda yer eden emsalsiz hüsnün
Kalbin sinesinde hayali vardır
Dem alır efkârın keman sesinden
Kelamın bağrında gör kudretini
Haydi git dedim ya gel demekti o
Anlatamam şimdi iki satırla
Buyur tut dedim ya el demekti o
Af ile merhamet büyüklük şanı
Kays imiş çöllerde deli divane
Bu yüzden adına Mecnun demişler
Tükenince umut vuslattan yana
Kaderin hükmüne kanun demişler
Oyuncak misali eğlence sanki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!