çekip almadan ecel
ölüm vaktini zamandan
kaç tesbihlik daha uzar
tövbelerim
kaç defa sırdaşım olur geceler
bir ademlik duruşuma
Güfte benden olsun bestesi senden
Makamı hicazın bağrına bırak
Gelince nağmenin fasıl zamanı
İcrayı mızrabın nabzına bırak
Şarkılarla sunsun gönül arzını
Halimin arzına yetmedi gücüm
Sazımı sözümü dile bıraktım
Hazan vurgununda hüznün gamını
Bülbül hasretini güle bıraktım
Çöller yangınında Mecnun halini
Gonca gül görmedim aylardan bahar
Hangi yöne baksam bir gariplik var
Adını siz koyun malûm mevsimin
Bülbüller matemde hicrana ağlar
Tadı yok dil acı gönül virane
Nevruzların kokusuydu ilkbahar
Ya da leyleklerin laklak sesiydi
Gülistanın bir goncalık selamı
Bülbülün bir anlık tesellisiydi
Gidin tarif edin kolaysa dile
Güneşin tuvalde kızıl resminin
Seyrine dalmıştım gün batımında
Kumsal ile hemhal hülyalarıma
Kendimi salmıştım gün batımında
Uzaktan bir şarkı makamı hüzzam
Bir hüzünlü gönül ile hemhalim
O kendine ağlar yaşı bilinmez
Hırkasıyla bir de kuru lokması
Tas ile tabağı aşı bilinmez
yazamadığım bir şiirim var
ya kaçıyor yüreğimden mısralar
ya kırılıyor kalemim
sırtlamışım sanki dağları
yüküm Ferhat kadar
bitiremediğim bir şiirim var
Az olsa da ömrü kelebeğin
Yine de güzelliğini sergilemekten
vazgeçmez
Hiç geçmiyor değil aklımdan ismin
Bizli hatıralar daha dün gibi
Cüzdanımda saklı o eski resmin
Yalnızlığa mahkum bir sürgün gibi
Birazcık cesaret yok sanki bende




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!