Yüzünde hüzün,
Sözünde keder...
Kapının önünde duruyorsun,
Gidecek misin, kalıyor musun?
Karar ver.....
Kayıp...
Açtığın yaraları sayıp, kanatmışım geceyi
Unuttum sevişmeyi, dokunsan yeter...
Bu keder
Hani hesapsız sevecektik?
Oyunbozan!
Sen çıktın...
Ben kaldım geriye
Hayatın toplamından….
Yorgun bir bakış çizdim gölgeme
Üşüyen yağmur damlasını avcumda ısıtarak
Rüzgarın yükünü sırtlarken omuzlarım
Tüm kıyılardan sessizce çekildi sularım
Kumdan yapılma bir kaleyi yıkarak...
'Hiç kimse senin kadar uzak olmadı benden...Hiç kimse bu kadar yanıma yaklaşmadı, bulunduğu yerden...'
Küçüğüm,
Sana cesaret veriyorum bir tutam,
Bir çay kaşığı da sevgi...
Bir de yağmurda ıslanmış toprak kokusu,
Seni özlemeyi seçiyorum,
Darılma bana gülüm….
İkimiz fazla geliriz ölüme,
Senden vazgeçiyorum…
Bir gün dönersem,
Mesafe dediğin ne ki...
Yol mu...Dağ mı...
Göl mü dalgaları kendi sessizliğinin yakamozlarına sevdalı...
Bir bakış mı ürkek, çekingen, sorgulu...
Bir 'söz' mü cevapsız soruların metaforlarına savuran...
Ne ki mesafe dediğin...
Oysam ne uysal adamdım ben
Gılı gırk yarar, düşünürdüm
İçkim, kumarım yoğdu, lakin
Keyiften işte,
Arada bi sigara tüttürürdüm...
/Sana bir çocuğun gözyaşından bakıyorum/
Bu ayaz korkular benim
Ve tenim düş yanığı sorgularda
Canım çekiyor boynunda baharı
Eteklerinde en deli çağımın tutunmaları
Koynunda mı saklarsın gülüşümü?
Gözlerinden damlayan buz sıcağıma,
Ya nedir bıraktığın 'sus',
Hangi yokluğun sancısı düşer kucağıma...
Sen misin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!