Tut yüreğimden,
Çok geç olmadan, bu uçurumun kenarından çek al beni.
Görüyorsun ya, dermanım tükendi, dizlerimde fer kalmadı;
Bir tek senin ellerin ısıtır sanmıştım bu kör karanlığı,
Bir tek senin nefesin can verir sanmıştım bu sönmüş ocağa.
Tut yüreğimden,
Bırakma bu deli dalgaların orta yerinde yalnız başıma.
Ne bu zifiri geceyi yenebilecek gücüm kaldı,
Ne de sensiz bir adım daha atacak mecalim.
Hani o vazgeçtiğimiz masallar vardı ya,
Hani o yarım kalan şarkılar...
İşte hepsinin ortasında, el uzatmanı bekleyen o çocuk benim.
Tut yüreğimden,
Kırk yerden yara almış bu göğüs kafesini sen onar.
Bir "korkma" de yeter,
Bütün dünyayı karşıma alırım senin için.
Yeter ki bırakma ellerimi,
Yeter ki bu kimsesiz odada,
Bir kez olsun,
"Ben yanındayım" de...
Tut yüreğimden,
Düşüyorum işte, tutamıyorum kendimi bu karanlık yokuştan.
Her adımımda biraz daha eksiliyor ömrüm,
Her nefesimde biraz daha batıyorum bu yalnızlık bataklığına.
Bir el uzat, bir mucize olsun;
Çünkü benden öteye giden bu yolda,
Senden başka sığınacak bir tek limanım kalmadı.
Tut yüreğimden,
Gör bu darmadağın olmuş adamı,
Gör bu içeriden kanayan, kimseye duyuramayan sesi.
İster deli de, ister ecelsiz bir vurgun;
Ama ne olur bırakma bu orta yerde.
Bir sıcaklık değsin şu donmuş parmak uçlarıma,
Bir kez olsun inandır beni yeniden yaşamaya.
Tut yüreğimden,
Topla geride kalan o kırık dökük parçalarımı;
Ve sakın sorma neden bu kadar geç kaldığını.
Yeter ki tut, yeter ki bırakma;
Bu zifiri geceden,
Bu en koyu kimsesizlikten,
Sadece seninle çıkmak istiyor bu yorgun ruh...
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 16:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!