Saat kulesinde üşürse zaman
Bilge Kağan’a dönmemiz gerekir
Çifte Minare’de yanan o yakut
Kim için yanar bilmemiz gerekir
Mazinin dalında serçeye benzer
Yürek gibidir doksan üçte donan
Ve yol
En başından
Ve yol kendinden kırık
Kaldırımlar sebepsiz küslüğü taşır
Birbirinden hep uzak
Bir yağmur damlası dokunsa saçına,
Alıp götürecek sanırım...
Bir damla yaş süzülse yanağından,
Üzülür,
İzini kıskanırım.
Nedim derler bir şair
Kendi halinde yaşarmış
Her gördüğü güzel şeye
Hemen
Güzel şiirler yazarmış.
Düşmez kalkmaz bir Allah
Derler ki bir Abbasi halifesi
İki yıl saltanat sürmüş
Memleketinde o
En zengin tek gülmüş.
Uykun kaçarsa,
Kocaman yatağına sığmazsan eğer,
İkide bir yastığını ters çevirir
Sebepsizce oflar çekersen,
Yalnızsın derim, kızmazsan eğer.
Bir tatil günü
Kordon Boyuna uzansam
Hemen kıyısında denizin
Beni bekleyen banka otursam.
Vakti ikindi vakti
Serin rüzgârlar esse
Bitti artık hüzün gözlüm sevin
Ne ben varım artık senin için
Benim için ne de sen
Gömüyorum seni en derin mezarlara
İstediğin kadar yaklaş kime istersen…
Ey kötü talihim, uyusan artık
Şu hayatı sensiz yaşayamadım
En güzel şeyleri almasan artık
Şu hayatı sensiz yaşayamadım.
Ne rüyamdan gittin ne de hayalden
Mahkeme kurulmuş
Kara cübbeli
Çatık kaşlı hâkimler
Dik yakalı savcılar
Bir peri avukat dilsiz
Savunmalar ithamlar uçuşmuş sağa sola




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!