Sen çay filizi ben demli çayım
Sen güneş isen ben dolunayım
Ömrümce peşinden dolanacağım
İkimiz biriz biriz ikimiz
Senle ağlar isem sensiz gülemem
Rüyasında ağlayanların uyandıklarında
gözçukurlarında buldukları yaş izisin yasnura...
zincirleri dövülüp duruyor yüreğimin
az biraz aşk, çoğunca ayrılıktır, başımda kül kuşlarım...
susardın, acılarım yanardı dudaklarımda,
dilim darda kalır boşa çırpınırdı ağzımda...
Yasım
Acılar boğazlarken nefesimi
yalnızlıkla dikiyorum kefenimi
oburca tıkınan kalabalığın
en işlek caddesi istiklalin kalbinde
YASNURA
Gözlerini içir bana uykudan önce…
Kerbelaya döner yoksa bu uzun gece…
Uykularda düşlerde ağladım sana,
göz altında birikmişsin uyandığımda…
YAVAŞÇA
sabah göğsünde gün olur, doğar yavaşça yavaşça.
menekşeler gözlerinde, açar yavaşça yavaşça.
dağdan akan sular gibi, sanki görülecek dibi.
sesi duruluğu gibi, akar yavaşça yavaşça.
Yazgı
yüreğimde açtın derince yara,
seni her görende başlar kanama.
eğer ölür isem ben bu yarayla,
eğer ölür isem ben bu aşk ile,
yılan gömleği
gözleriyle rakı içimiş gibi bulanık beyaz bakardı
poyraz eliyle sanki açık pencereyi kapatıyordu,
göz kapaklarını..
niye çaldığını bilmeyen çocuklar gibidir elleri
yır
yürekler hey ey
kanın kızıl sıcaklığını
çığlık çığlık yüklenenler
gözümün dokunduğu her şeyden
ellerimin geceleri aç bilaç
bozkır gibi susan.
ellerim alnım gibi hasretken
dağ yolları gibi ortasından yarılan
yol yol alnım
yol yol ellerimin ayasınca
baktınki çok daraldın boğuluyorsun
çözüm üretecek gücün takatinde yok
dostlar birer birer kaybolmuştur
yüreğin isyan yumruğuna dönmüştür
yola düşte gel dostum burdayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!