Kendini dünyâda bâki sanırsın
Zâlim nefsine mi hemen kanarsın
Zulme ve pisliğe her an dalarsın
Dünyâya meyletme sakın yanarsın
Yetimi hor görüp iter kakarsın
Bütün zâlimler ki toplumun habis urları
İnsanlık can çekişse olmaz hiç umurları
(14 Kasım 2005/ İstanbul)
Saatler zamanın girdaplı
sularında akar da akar
hiç geri dönmemecesine
Zaman gemisinin rotası
bellidir yol alır her dâim
müphem geleceğe
Yaşamak seninle güzel
Hayat seninle anlamlı
Bir sevdâ ki gönlümde
Hep benle, hep buralı
Kalbim çarpar her an
Aşk, aşk diye diye
Ruhun cehennem ateşi gibi ateşlerde
alev alev yanıp kavrulsa da
Başı göğe ermiş nice karlı dağlar
karşına dikilip yolunu kapatsa da
Acımasız çöllerde esen kavurucu
rüzgârlarla savrulan bir kum tânesi olsan da
Terk ettim, bıraktım yalan dostları.
Yanı başlarında ben yokum artık.
Hepsi de sadece iyi günde dost.
Tek başımayım ben yalnızım artık.
Yürürüm yolumda sessiz sedasız.
Ah ne kadar da yalnızım
bir bilebilseniz
Gökyüzünde parıldayan Ay'la Güneş
Yeryüzünde dalgalanan okyanuslar
Çöllerdeki kızgın kumlar
Uzayıp giden patikalar
Hoşgeldin yâ şehr-i Ramazan
Oldun sen onbir aya sultân
Sende indi mubarek Kur'an
Dünyâ'yı doldurdun hep nurlan
Bu ayda oruç farz kılındı
Gönül köşkümün, sen sultânısın.
Şifâsız derdimin, dermânısın.
Yaz çiçeğisin, bağrımda açan;
Can evimin yâr, tek cânânısın.
Neden yazları
saatler bir saat
ileri alınır acaba?
Günışığından daha
fazla yararlanmak için mi?
Ben size söyleyeyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!