Terzi ve Dönerci Şiiri - Alper Tunga 3

Alper Tunga 3
53

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Terzi ve Dönerci

bilmediğim bir şehirde
elimde elbise çantaları
bir terzi gözüme ilişti
önemli olan pantolon paçasıydı.

bu dükkan; resmen savaş halinde
elbiseler yerlerde...
ve her yer; her yerde.

dört kişi at yarışı izlerken biri bana baktı
eminim o esnada geldiğim için
bana da içinden biraz sitem etti...

muhtemel son!
herkesin at yarışı tahmini tutmayınca
nihayet bana bir şans verildi.
ölçü alındı, bir kaç şey...
tuhaf olan ise yarıştan sonra
orada yüksek sesle
... ilahiler çalınmasıydı
Allah affetsin!

yarım saat!
ben beklerim önemli değil.

bazen döner görünce aklım gidiyor.
terziyi beklerken
o döner tezgahına çekiliyorum
o gezegenin çekim alanına gidiyorum.

dönerci ile terzi karşı karşıya
hem beklerim hem de döner yerim.
:)

dönerci;
dar bir giriş kapısı
kapının solunda tezgahı
iletişim sağladım, sipariş verdim.
ama lavaboyu kullanmam lazım!
el yordamıyla ustadan işareti aldım.

arkamı döndüm bar sandalyeleri
ve kahve içen beş kişi
dükkan genişliyor.

tam karşımda dört tane televizyon
çocuklar konsol oyunları onuyor.
dükkan hala genişliyor.

lavabo kapısı sandığım
bir kapıyı açtım.
burası bambaşka bir yer.

üç kişi bilgisayar başında
ve yazılım ekranıyla
bir şeyler yazıyor
ve hepsi bana bakıyor.
dönerci?

lavabo sandığım başka bir kapı buldum
ne yaptıysam o kapıyı açamadım.

bilgisayar başından biri kalktı
masadan ise tozlar havalandı

iki adım geri, kapıya bir omuz savurdu
kapı ise resmen ağlayarak açıldı...
teşekkürler!

buraya kadar her şey belki biraz normaldi
lavabo dediğimiz yer ise sadece dört tane duvar
ve üstü açık... ve her yerde apartmanlar vardı.

daha değil!

lavabo ortalama iki metre yukarıda
duvara montajlanmış
oraya ulaşmak için ise
plastik kasalarla
tuhaf bir merdiven konumlanmış...

yani; tırmanmam gerekli...
bunu yaptım ama
çok fazla düşünmem gerekti
her şey gerçek miydi?

tek tek geldiğim güzergahı izledim
keşke video kaydı çekseydim
bilgisayar adamlar. oraya açılan kapı...

kapının dışı
oyun konsolları ve çocuklar..
bar sandalyeleri içilen kahveler...

ve tekrar dükkanın girişi
ve döner tezgahı
o döneri yerken de düşündüm.
hatta ara ara yine baktım.

giderken dönerciye baktım, gülümsedi
altın dişleri parladı, korkunçtu...

terziye uğradım.
son beş ve ya on dakika! dedi

tekrar dışarı çıktım dönerciye baktım.
oda ban baktı içeri girdi, geri geldi
sonra bana tekrar gülümsedi.
bu dükkan bir portal gibiydi...

nispeten daha garip olan ise
yirmi metre ilerde bir eskiciydi
kapısında klasik piyano vardı

iki kişi piyano için pazarlığa tutuştu.
o dükkanda o piyanonun ne işi var?
onu alacak adamın eskici de ne işi vardı?

dönercide ki teknolojik sıçrayış
techno döner mi demeliyim.

terziden elbiseleri aldım ve uzaklaştım
yol boyunca düşündüm, anlayamadım.
ara ara hala düşünürüm.
ben o gün neyin içerisindeydim.

bingo!
elbiseler karışmış!

tabii ki dönmedim, döner miyim.

Alper Tunga 3
Kayıt Tarihi : 5.07.2026 20:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!