Ayırdılar köyümden beni küçük yaşımda
Hala acısı tüter duman duman başımda
Islak gözlerimdeki burukluk telaşımda
Yaylanın çocuğuyum şehir bana dar gelir
Çiçekli dağlarından ufkuma efkar gelir
Geçmişi arzulamak zaman için yetmiyor
Giden geri zamanı o telafi etmiyor
Özlemek neye yarar ders almazsak zamandan
Özür dileyebilmek hatalıysak insandan
Gönlüne düşen yollar iz koymalı ardından
Taşarsa Karadere çekilir ıssız vadi
Zannetme ki daimi eylemleri her adi
Gün olur ki karanlık bulutlar göğe perde
Seni anlayan Rabbin seni görür seherde
Mahsunlaşma yiğidim! Yarın elbet senindir
Yılların birikimi umutların sevindir
İçimde bir haykırış sukutuysa nedensiz
Bu halime acaba sebebiyet neden siz?
Yeşil dallar üstünde kuşlar gibi ötesi
Mavera burda saklı görünmüyor ötesi
Rahmetin yağmur seli boşanırken duaya
Lacivert gecelerde yıldızlar düşer aya
Bakışları nurani uzar sabahlara dek
Uçurumlu vadiler içinde saklı hendek
Hüzün atar içime yağmur renkli sonbahar
Damla damla eserken tepemde deli rüzgar
Hayatın son deminde düşüyor yaprak yaprak
Güneş artık doğmuyor üşüyor kara toprak
Dünyada bir başıma kalmış gibi yalnızım
Gözlerim duman duman ışık vermez yıldızım
Derelerin inilder sedasında bu sesim
Boğuk boğuk çıkarken uzayan bu nefesim
İçimi kaplar hüzün yalnızlık sarmalında
Sanki yaprak kuruyor çiçek açmaz dalında
Haleti ruhiyemle İçimi basar efkar
Ey nurlu yüzlü güzellik acaba hangi rüzgar?
Ağaçlar çiçek açmış dışarda varmış bahar
Yanımda sen olmazsan bahar neyime yarar
Haleti ruhiyemle içimi basar efkar
Dolanan içli sesim bir feryada duyarlı
Zamanı alır benden sıkıntıya ayarlı
Düşünceler karışık fikir bilgisayarlı
İçimde bir ürperti yalnızlık senden yana
Mengene deli zaman amansız acıyana
Sana selam olsun ey! Yalnız yürüyen yiğit
Seni bekler mazlumlar uyuyanları dirilt
Kainata yayılsın gözlerindeki ümit
Dik dur asla eğilme müminler seninle mert
Sana selam olsun ey! Yalnız yürüyen yiğit




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!