Bu sonbahar gününde garip bir hissiyatla
Yaşıyorum böylece kaderdeki hayatla
Hayat güzel olsa da içimde bir gariplik
Uçurumlar ötesi kapkaranlık bir diplik
Sonbahar kırıntısı yansıyor gözlerime
Melankoli boyutu deruni sözlerime
“Dr. Ali Şeriati’ne ithafen”
Ey kokuşmuş cesetler! içimde bir fırtına
Öyle kutlu dava ki yüklenmiş aşk sırtına
Hak batıl kavgasında çıksın gökler katına
Sizi rahatsız etmek ihlasın ateşiyle
Hayat kimine kolay kimine dertle elem
Karmaşık duygularla akıyorken her alem
Kimsesizlerin yurdu kucak açan sokaklar
Çıkmaz denilen dehliz karanlığı kucaklar
A
Sular tozmasın diye suyu nemleten adam
Gözlerinde mavilik katline yazar idam
Açmadan solan bahar hayata son haykırış
Bazısının çilesi hayatı karış karış
SURİYE’NİN AZEZ BÖLGESİNDEN(FIRAT KALKANI) ENTERASAN TESPİTLER
9-10 Nisan 2022 tarihinde İHH (İnsani Yardım Vakfı) ve TÜRGEB’in (Türkiye Dergiler Birliği) önderliğinde Suriye’nin Azez bölgesine yapmış olduğumuz ziyaretin bizlerde oluşturduğu izlenimleri gezi gözlem mantığı bağlamında sizlerle paylaşmak istiyorum.
*Suriye’nin Azez bölgesi Halep iline bağlı, Kilis ilimize yaklaşık 16 km. uzaklıkta, Akdeniz iklimin hâkim olduğu geniş Kuzey Suriye ovasının bir parçasıdır. Verimli kırmızı renkli Akdeniz topraklarıyla (Terra Rosa) kaplıdır. Üzerinde tahıllar(buğday, arpa, mercimek), bakla, çeşitli sebzeler ve meyveler yetiştirilmektedir. Ayrıca gözün alabildiğince tipik Akdeniz bitkisi olan zeytinlikler ve Antep fıstığı yaygındır. Ankara’ya yaklaşık karayolu ile 750 km’dir. Kentin nüfusu elli bin civarında olup, Suriye’nin diğer bölgelerinden gelen göçmenlerle yüz binlerin üzerindedir.
Uyarı verir doğa yeter artık der gibi
Son buzul erimeden felaketi gör gibi
İnsanoğlu hırs küpü yıpratırken doğayı
Kirletti bulutları sis kapladı semayı
“İdlip Katliamının ardından”
Ey gecenin yarısı! Suriye çöllerinde
Küfür tek millet olup ölümse ellerinde
Bir zalimin hırsıyla kimyasal silahlarla
Vuruldu çoluk çocuk sessizlik eyvahlarla
I
Buz cam arkasında menevişlenen sular
Bakır kazan içinde güneşteki duygular
Kuzguni bir denizi yansıtan tümsek ayna
İştiyaka gelince sular yerinden oyna
Tabii ki mazlumlarla oturupta yanarım
İhlasın şerbetinden içer içer kanarım
Ben insanım kardeşim
Sevda yüreklerinde
Yurdumun göklerinde
Solmayacak güneşim
Rabbim basiret versin eğer yoksa bir şuur
Taşıdığın o kalbin sinende sanki bir ur
Kafa içi şirk dolu sözde adı müslüman
Tagutları ilahı nerde hangi o iman?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!