Uyarı verir doğa yeter artık der gibi
Son buzul erimeden felaketi gör gibi
İnsanoğlu hırs küpü yıpratırken doğayı
Kirletti bulutları sis kapladı semayı
“İdlip Katliamının ardından”
Ey gecenin yarısı! Suriye çöllerinde
Küfür tek millet olup ölümse ellerinde
Bir zalimin hırsıyla kimyasal silahlarla
Vuruldu çoluk çocuk sessizlik eyvahlarla
I
Buz cam arkasında menevişlenen sular
Bakır kazan içinde güneşteki duygular
Kuzguni bir denizi yansıtan tümsek ayna
İştiyaka gelince sular yerinden oyna
Tabii ki mazlumlarla oturupta yanarım
İhlasın şerbetinden içer içer kanarım
Ben insanım kardeşim
Sevda yüreklerinde
Yurdumun göklerinde
Solmayacak güneşim
Rabbim basiret versin eğer yoksa bir şuur
Taşıdığın o kalbin sinende sanki bir ur
Kafa içi şirk dolu sözde adı müslüman
Tagutları ilahı nerde hangi o iman?
"Abdulmetin Balkanlıoğlu'nun Ruhaniyetine"
Biz seni öyle bildik ey çağın mücahidi
Kürsülerden sen bize hatırlattın vahidi
İhlâsın ve imanla aydınlattın dünyayı
Yılların özlemiyle uyuyan dev uyandı
Kalbindeki imanın ateşi gökte yandı
Yıllarca uyutuldu masalların elinde
Bulutlar saklasada o vuslatın yelinde
İlim irfan bilmeyen hakikatí görmeyen
Cahil ile dost olma sana değer vermeyen
Bak sonra üzúlürsün
Usul adap görmemiş sınırlara ermemiş
Saygısızla dost olma sana selam vermemiş
Yoluna düşecekler sevinci defne dalı
Gıcırtısız günlerin kapısında odalı
Akşam tutkulu bakar bulutların düşüne
Çoğalan her mavilik semaları düşüne
Kelebekler vadisi cennetin bir köşesi
Babadağ etekleri gör onların neşesi
Mükemmel bir manzara harika bir kumsalda
Yamaçlarda makiler kuşun sesi her dalda
Çeşit çeşit kelebek rengarenk bayram gibi
Mavi yeşile kardeş bak Akdeniz'in dibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!