Elbet güneş doğacak dağların arasından
Vadiler inleyecek göklerin narasından
Yeter ki inan buna yüreği sevda dolu
Bütün dünya toplansa kesilmez hakkın yolu
Umutlar yeşerecek suyun sarmaşığından
Elbet güneş doğacak gözlerin ışığından
Cennet gibi vatanda o sanki bir melekti
Yeşil Karadenize sevgi tohumu ekti
Yurda faydalı olup geleceği görmekti
O dağların evladı
Tadarken şehadeti
Çaldı bütün davullar kuruldu bak otağlar
Irmaklar derin çağlar göklerse dünden ağlar
Yaktık kor ateşleri eridi demir dağlar
Dağlar delip yıkanlar coşsun Türk’ün toyları
Asya’dan Avrupa’ya uzansın sonsuz soyları
Yalnızlık kervanını kıskanır sevda yurdu
Erguvani bakışla erirken kara gece
Efsununda dergâhın neden öyle buyurdu?
Âşıklar menzilinde karmaşık bir bilmece
Hayallerin şükürle dökülür hece hece
Daha dün gibi zaman uçtu gitti bir duman
Geçen an geri gelmez ister ah et ister figan
Neler gördüm ah neler! Su akar kumu eler
Bunca yılın içinde iz bırakan çileler
Eski zaman avlusu içinden anı çıkar
Burnunda vuslat tüter gözünden yaşlar akar
Ah edersin geçmişe elin boşa açılır
Yüreğin büklüm büklün gözünden yaş saçılır
İçimi saran sesin dışa taşan yankısı
Kiminin derdi kime bir sonbahar şarkısı
Yıllar var ki ey gönül! Duyaramadık sesi
En yakından uzağa göremedik herkesi
Katman katman bir çığlık varabilir mi ona?
Her uyuyan varlıktan imdat kılınmaz buna
ÇIĞLIK II
Kulaklar sağır olmuş duyulmaz çıkan sesler
Bir cendere içinde çıkmıyor ki nefesler
Kollarını açarak dağlara bağırarak
Aşılmaz vadilerden suları çağırarak
Ay eğildi secdeye karanlık kırılırken
Bulut öptü şafağı geceye varılırken
Aya hayran kalarak çocuk göklere baktı
İpekten yatağında uykulara bıraktı
Çocuk gülücük attı boncuk boncuk kediye
Oyuncağı olsaydı edecekti hediye
Kedi bir bakış attı pek afacan çocuğa
Ah bir topu olsaydı verirdi yavrucuğa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!