Seni ben bir gün değil ömür boyu severim
Başımızda her daim nimetsin anacığım
O gül yanaklarından doya doya öperim
Yuvamızı tüttüren kuvvetsin anacığım
Bir melek zarafeti gönlün ne kadar zengin
Dünyanın dar sokağı belki de Çorum'dadır
Tıkı tak çekiç sesi ondan umurumdadır
Oraya gitmek için sokakla yarışırdık
Akan bir nehir gibi deryaya karışırdık
Çocukluğumdan beri ne muhteşem arasta
Kaybolurdum arada babam olurdu hasta
a
Bakışlarında kibir erirken utangaçtan
Bir amanın duruşu o bakışa muhtaçtan
Bir kenara itilmiş yakınır sitemlerden
Güçlüden yana olan o zalim sistemlerden
Arkadaş!
Bir zaman seninle gördük nice âlemi
Pekişti dostluğumuz yaşayınca elemi
Ne kuru söylem ile ne de kuru ekmekle
Arkadaş oluşumuz başlamadı yemekle
Bak seni senden önce beni de benden önce
Ateş şirkin bağrında kavururken âlemi
İbrahim’i sevdalar yüklenirken o demi
Azer bir hoş olmuş gel gör beni âdemi
Sen onu gördün mü Mezopotamya Anzelha?
Güneş inanca doğar sen ağlarken sabaha
Anladım ki ey Rabbim! Tek senin aşkın varmış
Beşeri aşk denilen yalanmış ve de narmış
Ben beni bilmez iken gölgeyle oyalandım
Bir gafletin içinde gece gündüz dolandım
Ne eşin ne de dostun anlamaz seni zaman
Ne kardeşin ne dayın anlamaz seni devran
Anlamaz farklı olan halin nedir anlamaz
Çokça meraklı olan senden ayrı kalamaz
"Salih Mirzabeyoğlu'nun Ruhuna İthaf Olunur"
Bir sonsuz ağıt yaksam akıncılar çağına
İdeali uğruna can veren otağına
Daha dün gibi geçmiş yıllar ne de tez bitmiş
Sararmış yaprak gibi beni rüzgara itmiş
Birer birer tükenmiş sayılı kısa günler
Artık neşe vermiyor ne şan ne de ünler
Ak düşmüş saçlarıma gitmiş kuzguni rengi
Bir olgunluk içinde nerde kalmış ahengi
İnsana değer yoksa cirit atar soytarı
Tavuk için değerli altın değil küf darı
Alimlere kim bakar cahillerin içinde
Hayası olmayanın edebi hangi dinde?
Kokuşmuş bir toplumda saygı sevgi ne gezer
Neme lazımcı birey bir gün senide üzer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!