ZİLLER ÇALACAK YAVRUM!
Eylül serinliğiyle sen yine geleceksin
İçinde kır çiçeği okulu bileceksin
Seni bekliyor herkes artık okul yolunda
Düğüne gider gibi arkadaşın kolunda
Ömür dediğin ne nefes arası
Aşkla yaşa canım geçen her anı
İçine girince sevda yarası
Aşkla yaşa canım ver ona canı
Gözler kalbe ayna sen ona güven
İrade gayretinle ulvilikler fendinde,
Dönde bir kendine bak! Derinlikler kendinde,
Hikmet eksenlerine aşkın sığ kıyıları,
Aradığın inciler daha daha derinde,
Kaza ile kaderin bilinmez sayıları,
Küllü irade şümul cüzileri bendinde,
Sevdanın nüvesinde aşkın müptelasıyım
Günün doğduğu yerde gözlerin elasıyım
Umut coğrafyasında hüznün maverasıyım
Al benide yanına sevdanın verasıyım
Aşkın müptelasıyım başının belasıyım
Firkatin kemendiyle, aşinayız melale,
Her gece seher vaktı, koşuyorken şimale,
Biz dağları aşarız, geçerken halden hale,
Aşkının meftunuyuz, ümidimiz visale.
Duyduk ki küsüvermiş selam saldık o yare
Suya yankısı akan yüreğin haresi mi?
Ormanların sisleri ciğerin paresi mi?
Nefisle savaşanlar gemisini yakar mı?
Gönül deryalarından aşk bağına akar mı?
Karşı ki bahçelerden ay doğar ak yanaklı
İner ince dereye oda benden meraklı
Kavaklar arasından ışık seli akıyor
Dağların zirvesinden ardıç sana bakıyor
An gelir gözünde kızıl şafaklar
Derd-i aşkla açar ateşte yanar
Yüreğin kabarır açan ufuklar
Gökten şule saçar ateşte yanar
Bir hükmü ilahi ey ulu insan
Sevginin nişanesi sunulan güzel lale
Gece mehtap altında o da vurgun hilale
Gözlerinde hikmetler bakışın endazesi
Aşk badesi elinde duruşunsa piyale
Gülistanın içinde olmuşlar bir aile
Tutup seni elinden sunsam o bahtıyare
Gecenin engin rengi düşer aydın başına
Gözlerin aya dalar bakışların aşina
Karanlıklar içinden haykırsan göğe doğru
Taşlaşmış yüreklere olur mu sonsuz vurgu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!