Doğan güneşe doğru koyverip saçlarını
Peygamber çiçeğinin rengindeki o ahenk
Avuçlayıp hasretin yüklenen suçlarını
Belki hüzüne çare kanayan güllere denk
Doğan güneşe doğru koyverip saçlarını
Sarı şafak sarardı sen hala uyuyorsun
Nehir denize vardı sen gölge boyuyorsun
Gökler şahit olsun ki barışa zeytin dalı
Şatafat dışta değil kalpte açan güldalı
Dökülse ferahlığı serin serin şelale
Huzur iklimlerinde geçerken halden hale
Efsunkâr canlılığı hayatlara merhale
Şırıldayan sesiyle huzur veren şelale
Geceye güdüz bakar gökte yıldızlar yakar
Semerkant güzelleri çiçekten taçlar takar
Bir ruh ki ne alemde sevda levh-i kalemde
Semerkant güzelleri unutulmaz her demde
Sen bilirsin ey Rabbim içimden geçenleri
Daralıp da imdatla tek seni seçenleri
Aleme sır olsada bu halim sana ayan
Kapı kapalı olsa senin kapına dayan
İnsan toplumsal varlık esselamu aleyküm
Gönülden içtenlikle bağ kurulsun tebbesüm
Selam vermek sünnetse onu almaksa farzdır
Ne de hoş her insana yakışan güzel tarzdır
Aleme rahmet olan ey Allah'ın Resulü!
Sensin benim sevgilim bu kainatın gülü
Hangi sevgi muadil senin sevdan yanında
Dünya yoluna kurban her müminin canında
Yeri göğü yaratan kudretiyle donatan
Sensin benim sultanım sevgisiyle kuşatan
Sormayız neden diye arzı ettin hediye
Sonuçta biz insanız istiyoruz ver diye
Yaralı bir kuş gibi merhamete muhtacım
Sensin benim sahibim sana var ihtiyacım
Bu halimi görürsün kudret elinde Rabbim
Dua kuşları uçsun seheryelinde Rabbim
Bir dileğim var sana gönlümün ta içinde
Serzenişlerim sana neden de ve niçinde
FARKINDA MISIN?
Yıldız kayar gibi günler gidiyor
Ne kalır elinde farkında mısın?
Hele bak saçına sana ne diyor?
Ağarmış telinde farkında mısın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!