“Dr. Ali Şeriati’ne ithafen”
Ey kokuşmuş cesetler! içimde bir fırtına
Öyle kutlu dava ki yüklenmiş aşk sırtına
Hak batıl kavgasında çıksın gökler katına
Sizi rahatsız etmek ihlasın ateşiyle
Vefanın büküldüğü riyanın görüldüğü
Sizden bana dost olmaz samimiyet öldüğü
Çıkara koşanlardan bin takla aşanlardan
Sizden bana dost olmaz gülüp oynaşanlardan
Sevenler birer birer gitmiş dönülmez ufka
Kilitlenir gözlerim sözler inmezse nutka
Hatıralar her köşe başında canlı kalmış
Düşünce ikliminde bir hüzün beni almış
Yabancılaşmış dostlar sıla olmuşssa gurbet
Selam sabah azalmış aklımda olur hayret
"Köyümüzden Göç Edişimizin 45. Yılı Anısına"
Kaderin cilvesiyle ta yıllar öncesinden
Ayrıldık haset ile Çoruh'un gür sesinden
Yaşardık halimizce mor dağlar ensesinde
Kafkaslar uzantısı bir masal ülkesinde
Mor dağlara yaşlanır şimdi bizim gadalar
Yayılır Koyun kuzu derelerden sedalar
Avuçlarda çiçekler bir suyun sızıntısı
Eser umudun yeli gözlerde kırıntısı
Kolkola vererekten uludağlara bakış
Çoruh vadi içinde akıyor nakış nakış
Bunaldım dört duvardan beton yığıntısından
Tabiat olsun odam her can sıkıntısından!
Çiçek kokan rüzgarlar dağıtsın saçlarımı
Güneş yedi rengiyle buluttan taçlarımı
Şimdi dağlar zamanı kurt, kuş her şey elele
Ruhum kelebek gibi uçuyorken dil dile
Rüzgara ses verip sonsuz güfteyle
Şimdi olmak vardı kaval elinde
Köyümü anlatan mahur besteyle
Şimdi olmak vardı aşık dilinde
Mavi bulutlarla yarışa kalkıp
Kaf Dağı’na yolculuk bir erdem ülkesine
Küllerinden diriliş uyup yürek sesine
Umut dağlar ötesi uyunca feryadını
Bakarım ötelere bir derviş edasıyla
Yüreğim inilderken kuşların sedasıyla
Nefsi emmare varken ağlarım gecelere
Umudum şafaklarda varır mı yücelere?
Haykırsam derviş gibi dağların ötesine
Bütün mahlukat koşup gelse Allah sesine
Hayat kimine kolay kimine dertle elem
Karmaşık duygularla akıyorken her alem
Kimsesizlerin yurdu kucak açan sokaklar
Çıkmaz denilen dehliz karanlığı kucaklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!