o da geçer,
bu da geçer,
acılar geçer,
yaralar geçer,
her şey geçer gider...
günler geçer,
o kadar güzel sevişiyorduk ki;
o düşlüyordu,
ben düşlediklerinden öpüyordum...
ve hiç incitmeden,
bırakmadan dudaklarımın üstünde izini...
o kadar güzel seviyordum ki;
ölme bu akşam,
daha vakti değil gönül.
biz seninle daha,
ne sevdalarda aldanacağız...
gün doğumlarında,
kimseler uyanmadan,
ölmeden önce
yapılacak
en güzel üç artı bir şey.
üç oda bir mutfak gibi...
git mahallenin
en güzel kızına aşık ol,
ölüm;
değil midir ki yalan dünyadan
sonsuz bir yaşama kavuşmak,
öyleyse nedir bu feryat figan,
bunca kendini paralayan?
haber salın dört bir yana,
ölüp yitenleri,
gönül toprağıma verdim.
gidenleri ise,
o gün kalbime defnettim.
bir şehir mezarlığı gibidir şimdi yüreğim...
olur da bir gün,
karşılaşırsak eğer;
mutlu olduğunu söyle bana,
hem de çok çok mutlu
ve "seni hiç düşünmedim,
özlemedim de üstelik,
olur olmaz saatlerde;
sen gelince aklıma,
böyle rastgele yazıyorum
senden yana ne varsa...
bazen gözlerinden, saçlarından,
kaşlarından, boyundan posundan,
ömrümün son deminde;
kara kışlarıma inat,
baharlara gülümseyen
sevdalara kardelensin...
ne de çabuk geçiyor
tutamadığım mevsimler,
ömür dediğin;
bir gün gibi sevdiğim.
o yüzden sevemedim gitti
şu gün batımlarını...
aydınlığın yenilgisi gibi karanlığa,
mağlup olmuş umutların çığlığı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!