Kırgınlığınım;
Gecelerin
Hüzünlü sonralarında.
Yıkılmışlığımsın
Kırgınlığının
Dağılan sofrasında.
Sana yazmalarım yetmiyor suskun yarınların kızıl akşamlarında.
Nefes almak gibi gözlerin, yaşamak yani tüm acizliğimle yollarında
Hissetmek ellerinin sıcaklığı, yokluğunun soğuk taş duvarlarında
Tuhaf şey sonsuzluğunda sevdanın, can vermek güzelliğin hayaliyle.
23.08.2016
Elbet bu günler geçecek,
Mazi olacak tüm yüzler.
Bitmez arzuyla beklediğin
O günün ertesinde,
Bilmem kimlere aşina olacak
O yalan gözler.
Yoktur O! Yitip gitmiştir avuçlarından
Hani hiç bitmeyecek sandığın bir rüya gibi
Yine de beklersin her zamanki yerinizde, her an
İliklerine kadar hissederken bilirsin dönmeyeceğini
Atasın gelir yorgun bedenini sokaklara
Sen varsan şehir, bu şehir.
Dahası yok vurgunum işte!
Bir ben varsa yaşayan bu sokaklarda
Seni aramak gibi
Zaman yok
Mevsimi yok
Diyarımı tüketenlere
Eyvallahım yok artık
Bir kuru canım
Ve tek Allahım
Biz bu hayatın namazını
Doğarken kıldık
İçime çöreklenen
Huzura aç yaratık
Dilimde eski bir şarkı
Sevdanın ateşiyle biz mi yandık?
Yoksa acımadan yakıldık?
Sahip olmadığını bende mi arıyorsun?
Başkasında kaybettiğini bana mı soruyorsun?
İnsan geçmişin bedelini elbet bir şekil ödüyor.
Gönlüne çökecek bir beni mi görüyorsun?
Davası aşk olanın ahirinde huzur ne arasın?
Sen vardın bir zamanlar
Öyle vardı ki
Güzelliğinde kaybolurdu
Eriyip biterdi tüm aşıklar
Ve o kadar vardın ki
Hayalin ile yaşlanırdı
Sen yolcu ben yolcu
Bu yol bitmez mi sanıyorsun?
Senaryosu kader bizler oyuncu
Sen kamerayı görmüyorsun.
11.10.2016 14:27




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!