Diyebilseydim.
İçimdeki ateşi anlatabilseydim.
Avuçlarına,
Çaresizliğimi sayabilseydim.
Ve söyleyebilseydim,
Sana nasıl aşık olduğumu.
Yaşamak; bir yük gibi ağırlaşır her geçen gün sırtımda
Zorlaşır söylemek istediklerim paslanan dilimde.
Yıkıntılar arasında taze nefes olsa ihtimaller bir şey tutar bağlar elim kolumu
İstemek haramdır
Ne geriye dönecek ne önüme bakacak o gücü bulurum kendimde.
Oysa bu kadar olmadım yani bedbin değildim önceden
Allah biliyor ya!
İçim kıpır kıpır.
Görmek seni,
Gerçeklikte sınır.
Nefesim sayılı.
Meğer ne günler yaşamışım.
Hep hayatın karanlıklarını tanımışım.
Mecburi acılar tatmışım.
Her şeye rağmen yine de yaşamışım.
Geceler boyu ağlamışım.
Bakışların düşmüş ortasına bağrımın,
Aşk sıçramış üzerime kaçamadım.
Ne ilksin yakılan ne de son sönen,
Sonu malumdu ben de yaşandım.
27.2.2017
Zira yaş kırk
Bunca sene geçmiş
Ne yaşadık.
Yıllar hain
Yıllar katil
Geçerken bize
Yaşayamamak mı yazdırıyor bana bunları
Yoksa geçmişi defalarca yaşamak mı?
Koyun koyuna yokluklarla
Fırtınalı hayallere uzandık.
Şakağımda namlusu bakışların
Yıllar yerlerde tuz buz
Yokuşunda ömrün, yollarında yavaş yavaş.
Esiyor ecel rüzgarı, ruhumda tatlı telaş.
Nehri aşk tam ortasında gönlün, canhıraş.
Evrende yalan tanesi dönüyor dünya,
Rengi iman, silüeti sevgi ama mekan sâlaş.
Sevip aşık olmayacaksak bu doğmalar niye?
Nihayetinde mutlu olmayacaksak yanmalar niye?
Eğer vuslat nasip olmayacaksa sıkıntılar niye?
Bunca hakikatten payımıza düşen bir ecel var.
Yazılanı yaşamayacaksak o halde yazgılar niye?
An olur bakışlarında biterim,
Hayal perdesine batar düş parçaları
Ansızın aklına düşer bilinmezliğim
An gelir gönül sayfan kaldırmaz yazılanları
Ne aldığın nefes yeter pare pare ciğerlerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!