Hava ağır,
Kurşun gibi.
Yanan kuru ot kokusu
Burnumda ağır ağır.
Susadım.
Beş kala geceye
Yandığın yerdir bazen zamanın yaktığı an,
Tutuşmuşluğunla bilmeden sonunu.
Dağılırsın parça parça, ne kaldıysa yarınlardan.
Nasıl söylenir ki
Bilmem nasıl anlatılır…
Yaşamanın için için büyüyen korkusu.
Yaşamaktan yorulduğunu hissediyor bazen insan.
Ama bu zaten yaşlanmanın bedeli değil mi?
Kırgınlıklar bile zamanla hatıralanırken
Şu yılların ettiği kaderin bir cilvesi değil mi?
Saklanmak köşe bucak olacakların patlamalarından
Biliyorum, gün gelecek sır olacaksın.
Yepyeni yarınlarda yol alacaksın.
Umut güzel şey, uğruna değiyorsa.
Peki sen beni unutacak mısın?
İnan doymadı sevdana yüreğim
Unutmam diyen kim varsa unuttu seni.
En güvendiğin isimler bile…
Yalnız bir kişi, hani kenarda kıyıda biri.
Bazı şeyler beklediğin gibi olmuyor öyle.
Üzgünüm, en sevdiklerin yani sevildiğini sandığın herkes bitirmiş seni.
Unut beni
Hatta maziyi
Kim sürdürebilmiş
Ebedi aşk denen şeyi.
Sevmek için
Gözlerim,sensiz gecelerin eseri
Yüreğim,bir güzel hayalin esiri
Ne var ki yıllar da senden yana
Getirmedi seni bana, unut dedi.
Silinmişsem hatıralardan neyleyeyim,
Bir bedelse unutulmak ne diyeyim,
Anlaşılan hayatında adıma yer yok,
Söyle hesabı kime nasıl ödeyeyim?
Çok da umurunda değilmişim öyle mi?
Unutmak.
Onu bir daha hatırlamamak.
İmkansızlığın en aç hali!
Onca anlatılması gereken şey varken
Susturup yüreğini
Sessizliğini yıllarla paylaşmak.
Ben sevmeyi unuttum
Aşk dediğin umuttu
Alsan gözlerini gözlerimden
Sonum olurdu.
Yar dediğimde dünya dururdu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!