Elbet zaman nihayete erecek
Sular durulduğunda,
Taşlar gediğine oturduğunda
Kim mücrim kim masum
O vakit netleşecek.
Neden diye soruyorsun bana!
Gerçekten dinleyecek misin?
Sözlerime hak ettiği değeri
Verecek misin?
Yoksa bir bahane uydurup gidecek misin?
Yargılamadan
Elimde olsa silmez miyim?
Senelerinden çekip gitmez miyim?
İçimde zehri varken aşkın.
Nefesimi ziyan etmez miyim?
Ne çok sevmişim seni!
Gidişini sindirmek kolay olmayacak, biliyorum.
Öyle aktın ki damarlarımda,
Hücre hücre varlığınla beslendim.
Adın dudağımda,
Sevdayla ne düşler ezberledim.
Gözlerinde pırıltıyı gördüm.
Yüreğin çarpışı titreyen ellerinde.
Ve daha önce bilmediğim tebessüm.
O’nun ismi nağme nağme dilinde.
Aşkına kucak dolusu merhaba
Aldın beni,
Sever ister gibi.
Güzel şey hissedilmek,
Bir yerlerde yaşatıldığını düşünmek.
Aşk bulaştı,
Tebessüm eden gözlerden,
Yani, şimdi sen bir daha gelmeyecek misin?
Artık sabahları gözlerim beklemesin mi?
Yollarında mecnun olduğum güzeller güzeli,
Gönlümü toz duman eden düş perisi,
Ne yani! Buralardan gidecek misin?
Hasreti bırakıp kollarıma bomba misali!
Son bakışın sıkışmış göğsüme
Nefes alamıyorum.
Ey bana diz çöktüren sevdam
Ne yapsam
Ne etsem
Ben yokluğunda ölemiyorum.
Bitti işte.
Ardımda bırakıp düş kırıklıklarımı
Senden gidiyorum.
Sonunda bitti.
Bavuluma topladım kısır umutlarımı
Veda ediyorum.
Emreylemiş gözlerin,
Seni sevmişim.
İsmin mıh gibi dilimde,
Demek belayı özlemişim.
18.10.2016




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!