Bütün sınırları zorladım
Nehirler, yalçın dağlar, yakıcı çöller,
Her gün öldüğüm gündüzler, geceler ve acılar.
Sana ulaşmak ne zormuş meğer
Geride sabrım ve kafdağında oturan gururun kaldı.
Her gördüğüm çiçeği sen sandım,
Çeşit çeşit, renk renk aldım,
Hepsini en güzel yere koydum,
Tenin diye ne çok kokladım.
Güneşi, ayı, yıldızları,
Kırdı kahpe kurşun taze fidanımı,
Satam bu canımı alam goncamı.
Gelmesin tabib, bilmez yaramı,
Satam bu canımı alam goncamı.
Serhatdan geliyor kara dumanlar,
Satıldık dostlar satıldık
Beş paraya bir pula,
Kaldırımdaki orospuya,
Şu kahpe dünyaya
satıldık.
Bırak savrulan savrulsun toz gibi,
Bizim yüreğimiz soğudu buz gibi,
Onların yarası dağlansın tuz gibi,
Anlatır resimler en doğru söz gibi.
Tahir SARIIŞIK
SEBEB TÜRK OLMAN
Biliriz kim dosttur kim düşman,
Kimdedir küfür, kimdedir iman,
Hangi eldedir zehir yahut derman.
Ufku kapladığında kara duman,
Yine geldi cihana şeb-i yelda,
Dost meclislerinde ikram nar,
Ettiğin gün bana pürkahr veda,
Kalp ocağına yaktın neftten nâr,
Her günüm cana şeb-i yelda.
Sen. Kırk yıl beklemenin kölesi olduğum,
Sen. Kırk yıl kalesinde bendesi olduğum,
Sen. Sinemdeki yakan sır kırk boğum,
Sen. Sensizlikle geçen kırkıncı doğum günüm,
Sen. Sabah akşam attığım kırk düğüm,
Sen. Kırkı çıkmayan canlı ölümüm,
Sen arifsin, bilirsin
Kim acı, kim şirin,
Sen arifsin, bilirsin,
Kim sadık, kim hain.
Sen arifsin, bilirsin,
Aşk sen demeksin, sen de aşk,
Nereden bilebilirdim sevmek
Denen şeyin en ağır yük
Olduğunu ve en yakıcı ateş,
Hem de her gün ızdırapla ölmeye eş.
Olsun razıyım, bağrımı o gözlerinle deş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!