Söndürme sakın, yansın ciğerim,
Sen koksun közüm, dumanım,
Bana o ateşli gözlerle bakasın,
Gönül sarayımın lambası o ışıkla yansın,
Sevda yolumuz gözlerinle aydınlansın.
Söndürme sakın, yansın ciğerim,
Söndü şehrimde bütün ışıklar
Zifiri karanlığa gömüldü sokakları,
Ev ev servetini talan etti yağmacılar,
Delik deşik edilmiştir yüksek duvarları.
Soldu bahçelerimin elvan çiçekleri,
Sonradan öğreniyor insan
Ağır bedellerle dersler aldığını,
Sonradan tadıyor insan
Düşmenin yürek yakan acısını,
Sonradan tanıyor insan
İhanetin gönül yakan kahrını,
Naçar kalbim solar günbegün,
Lal olmuştur, susar günbegün.
Sonunda oldu sana madun,
Kendi haline mahzun, düşkün.
Yanar için için, siyaha döner,
Söyle dostum!
Herkes doğruydu bir biz mi yanlıştık?
Gül bahçelerini siz mi yaktık?
Dikenleri biz mi büyüttük?
Herkes düzgündü bir biz mi sırnaşık,
Yoldan çıkmış çarkı kırık?
Yüreği titreyerek sordu:
"Neyin var canparem?"
Kanlı hicranla "bir şey yok" dedi
Yutkunarak, boğuk ve acı yüklü sesle.
İçine gömdü cihanı yakan ateşi,
'Anlar, tahmin eder' diye umarak,
Bir gönül macerasında heba ettim gençliğimi,
Bir vefasız canan uğruna hibe ettim kalbimi,
Suya yazmışım meğer en saf sevda hayalimi,
Söyle pençesinde can verdiğim, değdi mi?
Saatler yazdı zindan gece nöbetlerimi,
Sabah yeli oldun güne,
Değdin bahçeye, güle,
Cemalinden dökülür şule,
Yaktın koru dönmüşken küle.
Söyle vefasız söyle
Geçiyor vakit anbean akan sular gibi,
Geçiyor ömür tarlasından sular gibi,
Gah gül yeşertir gah zakkum diken,
Geçiyor tırpan can teninden yolar gibi,
Komaz ardında mahsül, yıkar bendini,
Geçiyor hışımla kayadan çağlayanlar gibi,
Her söz erbabını sanma sühendan
Sükut sandığındır alâ sühendan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!