Yıllar gelip geçti, peşinden bakıyorum,
Dünyanın her işine yetişirim sanıyordum,
İnsanları memnun ederim zan ediyordum,
Ömrün boşa harcanan günlerine yanıyorum.
Yâr dediğimin yollarına neler sermiştim,
Ölene tabut, doğana beşik gerek
Damatla geline kab, eşik gerek,
Misafir sofrasına yeni kaşık gerek,
Senin gibi güzele ben gibi aşık gerek.
El yer oyuna gider, çoban yer koyuna gider,
Dolandım peşinde köy köy, şehir şehir,
Önümü kesse de nice dağ ile nice nehir,
Olsam da halk içinde rezil rüsva, hakir.
Sana mükellef ikram sofra, bana zehir,
Sana sefa döşekte uyku, bana taş sedir.
Kim içmemişse meyden düşmüştür fakir,
Aşk bir gecede bitmez,
Hangi yâr varki ağlatmaz,
Deme yâr tuzağına düşmem,
Hangi kalp varki av olmaz.
Devran çarkı nalan döner,
Gelinin başında al telli duvak,
Gözyaşıma boyandı Kızılırmak,
Aklına gelmedi mi beni sormak?
Hani muradındı beni almak.
Sıladan gurbete yol gider,
Sebebi yok seni sevmenin,
Sebebi yok seni beklemenin,
Ne kaşın, kirpiğin, ne yüzün,
Ne efsun eden sözün, gözün,
Ne esaret zinciri zülüfün.
Sevmekten bile vazgeçiremez zulmün,
Sevmek, bedel ödemektir,
Ödedim bedelini her bir günün,
Her bir hayalinin ve umudun,
Seninle geçecek her güzel şeyin,
Aç kalmalarımızın, yalnızlığımın,
Mesut uyumalarımızın, arzuların.
Sevmek, bisiklet sepetinde elvan çiçektir,
Sevdiğine sunup birlikte gezmek istemektir.
Sevmek, yağmur altında kaldırımda beklemektir,
Aynı şemsiye altında birlikte yürümektir.
Belki de beraberce bisikletten düşmektir
Yahut tepeden tırnağa ıslanabilmektir.
İnsan sırılsıklam ıslanmalı tepeden tırnağa
Kalbinden akan sevda gözyaşları ile,
Üşümeli iliklerine kadar,
Hücreleri titremeli hasret acıları ile,
Boncuk boncuk terlemeli bin emekle
Yarin yüzüne bakarken nefes kesen heyecan ile.
Gözlerin alev, çakmak
Bense kav, çıra, barut,
Niyetin beni yakmak,
İkimiz kül oluruz yahut.
Top atışı yapıyor her yanın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!