İnsan sırılsıklam ıslanmalı tepeden tırnağa
Kalbinden akan sevda gözyaşları ile,
Üşümeli iliklerine kadar,
Hücreleri titremeli hasret acıları ile,
Boncuk boncuk terlemeli bin emekle
Yarin yüzüne bakarken nefes kesen heyecan ile.
Gözlerin alev, çakmak
Bense kav, çıra, barut,
Niyetin beni yakmak,
İkimiz kül oluruz yahut.
Top atışı yapıyor her yanın
Ne mahir sihirbazmışsın sen dilber,
Yok ettin bedenimi beyaz ellerinle,
Haydi maharetini bir daha göster,
Dokun da görünsün bedenim kınalı ellerinle.
Her gündüz gece ile
Her hakikat yalanla
Her sadakat ihanetle
Sınanır soğuk, yakıcı, siyah elle.
Ben seninle sınandım aşk denen şeyle
Kaybederek kazandım bu sınavı gözyaşı ile,
Sırr-ı pinhandır bu
Bürünmüştür etten, kemikten libasa,
Sırr-ı pinhandır bu
Örtülmüştür etten, kemikten kafese,
Sırr-ı pinhandır bu
Ancak aşk ehli çözer baktıkça bir çift göze.
Verdim can emanetini sen canan eline,
Düşürdün nahak yere elin şer haset diline,
Haramileri musallat kıldın sevda şehrine,
Söyle, yaraşır mı bu hal emanet ehline?
Zayi oldu gam ile nadide hayat sermayesi,
Diyorlarki siyah olan yanarmış ve yakarmış.
Mesela neft gibi, kömür gibi, gözlerin gibi.
Diyorlarki siyah olan karadelik gibi yutarmış.
Mesela hasret gibi, matem gibi, gözlerin gibi.
Bir gün solacak elbet
O renkli, şaşalı, gururlu hayatımız
Siyah beyaz resimler gibi.
Üstünü örtecek dünya denen gurbet,
Dillerde birkaç zaman hatıralarımız
Ellerde siyah beyaz resimler gibi.
Bütün sokaklar sessiz ve tenha,
Sararıp dökülmüş gazel yaprakları,
Yağmur ıslatmış yolları, kaldırımları,
Şehir gittin diye yasını tutuyor benle beraber.
Son defa yüzünü dön bana,
Son defa son bir küçük rica,
Son defa buğulu gözlerinle baksan bana,
Yansam, erisem, diz çöksem sana,
Son defa son bir küçük rica.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!