Derman arayan ellerin uzanır uzaklardan,
Ne anlarsın bu sızının döküldüğü iklimden.
Yaralarım kendi demirini döver derinde,
Ne iğne dikiş tutar ne şifalı ot kâr eder.
Çek ellerini üzerinden bu amansız kavgânın,
Tabip sen elleme yarama, bırak kanasın kendi halinde.
Görünmez iplerle örülmüş bu kördüğüm,
Ne açmaya gücün yeter ne kesmeye bıçağın.
Bilirim, iyi niyetlidir o uzanan parmaklar,
Lakin bilmezsin hangi fırtınanın yadigârıdır bu izler.
Her dokunuş biraz daha derinleştirir bu kuyuya düşüşü,
Tabip sen elleme yarama, bırak kendi ateşinde kavrulsun.
Bozulur düzeni içimde kaynayan nehirlerin,
Sen merhem sürdükçe artar bu gizli ağrı.
Kendi ömrümün dervişi, kendi celladıyım ben;
Ne bir reçete yazmaya vaktin yeter ne de bu acıyı dindirmeye.
Bırak, hangi yoldan geldiyse öylece gitsin bu sızı,
Tabip sen elleme yarama, bırak bu can kendi yüküyle sınansın.
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 16:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!