Biz sustuk sanırlar bazen,
oysa bir nehrin altında yürüyen su gibiyiz,
görünmeyiz belki,
ama aşındırırız taşı.
Birimiz düşerse
ötekinin omzunda sürer yolculuk,
çünkü insan,
yalnız kendi ekmeği için değil,
yarınların güneşi için de yaşar.
Karanlığı gördük,
hem de en koyusunu.
Demirin pasını,
duvarların soğuğunu,
bekleyişin uzun gecelerini gördük.
Ama biliriz:
en uzun gece bile
sabahın önsözüdür.
Şimdi yürüyoruz,
ellerimizde korkudan değil,
emekten nasır tutmuş çizgilerle.
Bir meydanı dolduran ses gibi,
bir fabrikanın düdüğü gibi,
bir çocuğun gülüşü gibi
çoğalarak.
Ve diyoruz ki:
Hiçbir zincir sonsuza dek kalmaz kapalı,
hiçbir karanlık ebedî değildir.
İnsan,
haklıysa eğer,
bir ağaç gibi kök salar toprağa,
ve bir orman gibi
büyür umutla.
Biz o umudun tarafındayız.
Dün olduğu gibi,
yarın da.
Çünkü dünya,
susmayı reddedenlerin
ellerinde yeniden kurulur.
Kayıt Tarihi : 17.06.2026 01:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!